“Yes” “OK” …. EGO?

su anMehmet siteye şöyle bir öneride bulumuş. Kibarca 🙂 Teşekkürler.

sevgili okan öncelikle şunu söyliyim çok iyi bir insansın va farklısın . neden farklı olduğunu daha sonraki yazılarımda açıcam . yanlız bir şey söylemek istiyorum affına sığınarak . lütfen sevgili okan yazılarında . ,,yes . ok ,,,bu tarz yazmazsan inanılmaz mutlu olurum emin ol bir çok insan seni idol yapmıştır ve onlara öz türkçemizle de örnek ol . lütfen sevgili okan bunu yapabileceğini bildiğim için söyledim yoksa konu dahi etmezdim …sevgi ..saygılar

Mehmet, anlıyorum. Bana yazmak istediğim bir konu hakkında ön ayak oldun bu yazınla, teşekkür ediyorum. Ego hakkındaki görüşelerim sorulmuştu bu yazıyı orayada getiricem.

Her zaman ki yerden başlıyalım. Yazılar sadece bakış açısıdır doğru veya yanlış değildir. Okuyupta beğenirseniz tutun, beğenmezseniz tıklayın geçin lütfen.

Mutluluk hep düşünerek bir yere gelmekten ibaret. Sitedeki yazıları okuyorsanız ve bunu kendinizdede gördüyseniz artık anlıyorsunuz. Siteye ilk defa geliyorsanız lütfen derslerden başlayın.

“Düşündürmek” olayını hayatımın bir emeli olarak ilan ettiğim için Mehmeti ve tüm okurları gene düşündürmeye çalışıcam burda.

Şuradan başlıyalım Mehmet; “idol” kelimesini kullanmışsın yanıtında. Bunun Türkçe olduğunu sanmıyorum. Hatta bildiğin gibi Türkçemizde bir çok Arapça, Farsça hatta hatta Latin bazlı kelimeler var. Eğer emelin Türkçeyi temiz tutmaksa bunu kendine bir hayat uğraşısı olarak ilan edersin… ona göre bir hayatın olur… etmezsende ona göre bir hayatın olur… İkisinin ortası hep mutsuzluk. Ya ayağının altındaki yer gibi kabul et bu durumu yada uğraşıcam diye ilan et, başla bu yolda adım atmaya.

Siteyi çalıştıysanız “meli malı”nın ne olduğunu biliyorsunuz. Mehmetin yazısındada saklı “meli malı” var ve ne zaman ortada “meli malı” var o zaman ortada, güç kaybı var. Ve mutsuzluğumuzun odağı bu bilmeden saplı olduğumuz yerler. Oralara girmezsek, ve yüzde doksan dokuzumuz hiç girmez oralara (bu benim tahminim) ….. düşünclerimiz hep tozlu,, bulutlu. Ama sadece oraya girince ve düşüncelerimizi temizliyince hatta sadece temizlemeye çalışınca bile, hürriyete kavuştuğumuzu biliyorum. Ancak o zaman mutluluk yaratan bir insan olabileceğimizi biliyorum.

“OK” veya “Yes” kullanma deyince bir “meli malı” var ama onunda arkasında onu “meli malı” yapan bir inanç yada emel var. İlk işimiz onu bulmak ve cümlelendirmek. Mesala şöyle olabilir: “Bu tip kelimeleri kullandığımızda, Türkçemizden bir şeyler kaybediyoruz, bu da Türklüğümüzden kayıp oluyor. Ve Türklüğümüz kaybolmaMALI”. “Eee…. tabi kaybolmaMALI” diyesi geliyor insanın. İşte bende oralara gidip sorular soruyorum. “Niye kaybolmaMALI?” Bunlar gitmediğimiz yerler. Farkındamıyız… Yunanlıda aynısını yapıyor, Fransızda aynısını yapıyor, Amerikalıda, İngilızde, İranlıda, İsraillide. Hepimiz aynı şeyleri yapıyoruz ve nerde doğsaydık ordakini yapacaktık. Burda veya orda doğmamız bir kaza. Bugün yada millattan önce 5000 yılında doğmuş olamızda kaza. Komiğin ötesinde bir durum.

İnsan “BEN buyum” dediği yerlere dikkat etmeli derim. Çünkü bu söylendiği an “BEN bunlar değilim”de söylenmiş oluyor ve insanların arasına mesafe konuyor. Yani bir “Ayırım” başlıyor. Bu bütün insanlık için geçerli. “BEN Türküm… “BEN Yunanlıyım”… “BEN İstanbulluyum”….”BEN Afyonluyum”….. “BEN mühendisim”… “BEN şairim”… “BEN fakirim”… “BEN kadınım”… “BEN erkeğim”… “BEN ağayım”… “BEN en küçüğüm”…”BEN müslümanım”… “BEN hıristiyanım”… “BEN Adalet partiliyim” “BEN Beşiktaşlıyım”…. O kadar çok varki. Bunlar denildiği an “Ayırım” var ve “Ayırım” olan her yerde  zulüm ve kötülük için bir odak hazır diyebiliriz. Bu “BEN buyum”ların çoğu biz doğmadan evvel burdaydı ve ben seçmeden, bir dolu “BEN bunlarım” benim için seçildi. Bende kaptırdım gidiyorum. Düşüncemi teslim etmiş vaziyetteyim.

Bu BENler iki türlü. Bir kısmı içine atıldığımız yerin, dilin, halin bize verdiği TARİHİ BENlikler. Yani, “Erkeklik” “abilik” “kadınlık” “zengin ailelik” “İzmirlilik” … “Türklük” “Yunanlılık” “Müslümanlılık” “Hıristiyanlılık”… herhalde anladınız… İkinci tip BENlikler, hayat boyu fedakarlıklar yapıp uğraşarak yarattığımız KENDİ TARİHİ BENliklerimiz… “Mühendislik” “Doktorluk” “prensiplilik” “çalışkanlık”…gibi. Yani “Siz kimziniz?” sorusuna verdiğimiz cevaplar.

İşte EGO dediğimiz şey  bizim “TARİHİ” ve “KENDİ TARİHİ” BENlerimizi ayakta ve hayatta tutmak için savaş veren bir BENlik. Çünkü kendimizi belli bir şekilde tanımak istiyoruz. Bilmek istiyoruz.

Bakın…. Biz varya biz…. ÇOK ÖNEMLİYİZ…. ama ÇOK ÇOK ÖNEMLİYİZ. Bu “TARİHİ” BENlerimiz ve “KENDİ TARİHİ” BENlerimiz yaşaMALI ve bunlara herkez saygı gösterMELİ…. Bunlar kaybolursa BEN kaybolurum sonra.

Evet böyle yaşadığımız için dünyamız bu gün bu halde. Başka türlü yaşamak mümkünmü? Mevlana diyim….. siz düşünün. Nasıl oluyorda bir insan tüm benliğini sadece “SEVGİ”den alabiliyor? Bu fırsat hepimize açıkmı?

İnsan oğlu evriminin “İlkellik” döneminde daha. Taş devrimini geçmiş olabiliriz ama “Zulüm Devrim”indeyiz hala. “TARİHİ” ve “KENDİ TARİHİ” BENlerimizden hareket edip, ağzımızı açıp birbirimize zulüm etmekle meşguluz hala. Birbirimizi birbirimizden ayırıp bununla gurur duymaktayız hala.

Yapabileceğimiz bir şey, kendimizde yaşıyan ve bilmeden kabul ettiğimiz ve fiziki dünyada olmıyan bütün “BEN buyum”larımızı bilmek ve bunların başka insanlara kötülük getirmemesi için kendimizi hep soru işaretleri altında tutmak. Soru işaretleri şu cümlelerin sonunda… Yapıcağım veya söyliyeceğim şey nasıl bir BENden geliyor? Ve bu BEN ayırım yaratırmı, yaratmazmı? Kötülüğe odak olabilirmi?

Bütün bunların mutlulukla alakası şu. Mutluluk yaratan bir insan olmak için kötülüğe (bilerek veya bilmiyerek) fırsat vermeyen düşünce olması lazım.

Şimdide son sınav sorusunu soralım. Oda şu… Bundan milyon, hatta milyar sene sonra… benim “OK” veya “Yes” kullanmam ne değiştirir? Cevap: Hiç bir şey değiştirmez. Tabi o zaman şöyle bir durum var… “Okan… öyle dersen bu gün ne yaparsak yapalım milyar sene sonra farketmez.”. En sevdiğim yere geldik. Başkalarına hizmet etmek “ŞU AN”da. Başkalarını yüce bir yerlerde bırakmak “ŞU AN”da. Başkalarını uyandırmak “ŞU AN”da. Başkalarını sevmek “ŞU AN”da. Kötülüğe fırsat vermemek “ŞU AN”da. Mutluluk yaratmak “ŞU AN”da. ŞU ANınıza nasıl bir BEN hükmetmeliki, size yaklaşan (kim olursa olsun), mutluluğa açık olan bir yer bulsun sizde?

Evet gene geldik sorumluluğa. Şimdi biliyorsunuz ve sorumlusunuz.

Teşekkürler okuduğunuz için.

Yorumlar

  1. Merhaba. 1 saattir okuyorum yazdıklarınızı ve yüzüm gülmeye başladı. Gerçekten anladım sizi. Benim aslında tek şikayetim. Birçok insan bu kadar nasıl mutlu çevremde. Ben niye böyleyim diodum. Bi yakınımın mutluluğuna hele hiç tahammül edemiyodum. Sanki böyle bi gözüm açıldı desem yeridir:) çok güzel yazılar.

  2. Gizem teşekkür ediyorum yazdığın için… Yazdığını anlamadım… tahminde etmiycem… Tekrar açıklarsan sana geri yazarım… Tabi istersen yaz.

  3. Kaçış Kaçış Kaçış…

    Beni doğru kullanmak zor geldiğinden hep bu entellüktüel masallar…

    *entellektüel dedim evt ok-yes deyip -da bağlacını ayrı yazmakla aynı şey değil yapmayın rica ederim dilin başka dillerle alışveriş yapması başka şey bu başka şey…

    Şimdi bir çelişki—>

    Yanlış meslek seçmişim Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olmak yerine İngilizce öğretmeni olsam daha mutlu olurdum.

    Buna ne dersiniz kendimize hayat uğraşı tuttuğumuz yolda yalnızsak ve sıkılmışsak ne olacak yaş kemale ermiş dönüş yok yani o bakımdan

    ** Ben de firardayım

    Cevap: Yazım kurallarına tabi olmak beni de herdaim yormuştur bu yazıda da uymadım

    aramızdaki fark—> "yaptığım yanlış uyMALIyım !" diyorum (küçük bir itiraf–> ama bu fikirden sıkılıyorum buna kendimi adamak yalnızlık…

    NE OLACAK DİLİM DİLİM OLMUŞ ANADİLİMİN SONU KEŞKE ANADİLİM İNGİLİZCE OLSAYDI

  4. Buse teşekkürler yazdığın için. Siteyi çalış lütfen.. Sorun olursa yaz gene. Sitedeki yazıların seni başka türlü düşündürecek. Çıkabilirsin bulunduğun yerden. Bu yüzde yüz elinde ve basit. Ama çalışman lazım siteyi.

  5. akhmert, teşekkürler yazdığın için. Seni yüzde 90lık hayatınla tanıştırayım… İnsan oğlunun üç tip geleceği var. 1-Değiştiremiyeceği Gelecek, 2-Rüyalar ve Hayaller geleceği, 3-%90lık Geleceği… Ama bu %90lık geleceğimizi pek düşünmüyoruz… Şöyle bir düşün hayatının bundan sonrası geçmişine benziycek %90.. Birazdaha iyi olacak belki yada birazdaha kötü.. Haber şu; Eğer %90 geleceğin gerçekleşirse bu durum seni sıkmıyacak pek… Niye? Nekadar istemezsen isteme bu durumunu zaten kabul ederek geldin buralara bundan sonrada böyle giderse OK olacak senin için. %90lık geleceğimiz OK bizin için… Ama biz farkında değiliz… Çünkü hep o Hayal ve Rüya geleceği kafamızda… Sanıyoruzki oraya erişince hayatımız mutlu bir yere gelecek.

    Şimdi %90lık geleceği kabul edersen… Ayanın atlındaki yer gibi kabul edersen… Bambaşka düşüneceksin "meli , malı"ların hakkında… Yaz bir kağada %90lık geleceğin neye benziyor… Sor kendine sonra… "Ben bunu kabul ediyormuyum?" diye… Kendini kabul edeceğin bir yere getir… Ondan sonra bak bakalım nelerle önce, nelerle sonra uğraşmak istiyorsun. Sorun olursa yaz gene.

  6. hayatta mutlu olmak zor kolay mı anlamadım ya da haketmıyrmuyum zor gunler atlattım hayatımda haykıracak o kadar cok seyım varkı anlatamadım

  7. öğren-meliyim

    oku-malıyım

    boşan-malıyım

    yapmak istediklerim

    kafamın içi olağanüstü dağınık,bu dağınıklıyı toplayıp doğru olduğunu düşündüğüm kararları almam için nereden ve nasıl başlamam gerek

    sizin bakış açınızı öğrenmek isterim

  8. Fariba herkez insanları sevmeye açıkda buna izin veremiyorlar…. ama herkez açık… ben böyle düşünüyorum.

    Ben müthiş falan değili sadece antremanlıyım.

    Suratıma tebessüm koydun 🙂

  9. siz mutis bir ensansniz conku? ensanlari seviursonioz.

    ben sizinen tanistimi cok mutluyoum conku?

    En sevdiğim yere geldik.

    Başkalarına hizmet etmek “ŞU AN”da. Başkalarını yüce bir yerlerde bırakmak “ŞU AN”da. Başkalarını uyandırmak “ŞU AN”da. Başkalarını sevmek “ŞU AN”da. Kötülüğe fırsat vermemek “ŞU AN”da. Mutluluk yaratmak “ŞU AN”da. ŞU ANınıza nasıl bir BEN hükmetmeliki, size yaklaşan (kim olursa olsun), mutluluğa açık olan bir yer bulsun sizde?

  10. Alina teşekkürler yazdığın için ve herkezin düşüncelerinin nekadar değişik olduğunu ispatladığın için.

  11. ya bu ne saçma bişiy ya yaşa geç takıl işte ne kurcalıonuz

  12. Tesekkurler hocam! 🙂

Yorum Koyun