Mirkelamın şarkısında “Mutlu Olmak İstiyorum” diyen kimse o yalan söylüyor. Kendini kandırıyor. Bir girip bakalım şu sözlere. Tabi şarkının teması sevginin her hangi bir nedenden ötürü karşılık görmemesi. Vah vah ….

sevgi esittirÖnce bir tümünü okuyalım;

Güneşin Battığı Yerdeyim
Mümkün Değil Sana Dönmem
His Olmuyor Sen Olmadan
Kovulmuşuz Bu Dünyadan
Mutluluğu Ararken
Hayatım Boyunca
Geldigim Yer
Başladığım Nokta
Gönülde Taş Gül Kaldırımda
Ağlamayı Sor Bir Yağmura
Sırılsıklam Birde Bana
Mutlu Olmak İstiyorum
Artık Gülsün Şu Yüzüm
Tanrım Ben İnsan Değilmiyim
Mutlu Olmak İstiyorum
Sevmek Benimde Hakkım
Yokmudur Bir Yenisi Şu Kaderin…

Ne güzel değilmi? Bakalım ne kadar güzel..

Güneşin Battığı Yerdeyim

Dramla açılış yaptık. Duyguların esiriyiz. “Hazırlanın gerisine” der gibi.

Mümkün Değil Sana Dönmem

Başka birisinin, ona olan sevgisinden bahsedeceği belli. Herhangi bir sebepten ona dönemiyor, ya kendisi zor durumda… askerdemi acaba, trafik kazasında bacaklarını falanmı kaybetti.. Bilemiyoruz tabi. Belkide sevilende bir zorluk var.. Herneyse durum kötü, ama şarkı için çok iyi.

His Olmuyor Sen Olmadan

Yok ya… şaka herhalde. Karnında acıkmıyormu? Tabi boğazından geçmiyordur hiç bir şey.. Aşk midede gaz gibidir, yeteri kadar beklersen geçer. Şöyle demek daha doğru olmazmı.. “Sen Olmadan Hisetmek İstemiyorum…” Tabi öyle dersek, seçenek bizde kalıyor oda acı çeken birisi yerine, acı çekmek isteyen, bencil birisi durumuna düşürebilir yazarı.. oda olmaz tabi. Drama olmuyor pek ozaman. Sorumluluk o güzel başını kaldırıyor.

Kovulmuşuz Bu Dünyadan

İstanbula’mı kovuldun. Daha kötü yerler var bu dünyada kovulmak için. Kim kovdu acaba? Karşı tarafın ailesimi beğenmeyip, git buradanmı dedi? Yoksa sevilenmi istemiyor. Herneyse yazarda bir “kovulma” duygusu mevcut.

Mutluluğu Ararken
Hayatım Boyunca

Özür diliyorum, bu hal mutluluğu arayan birisinin hali değil. Mutsuzluğun içinde yoğrulmaya inat eden birisinin hali. Hatta, hele karşı taraf sevmiyorsa, bencilliğin ta kendisi. Birde utanmadan “hayatım boyunca” diyor. Yani anasının karnıdan çıkmış hemen başlamış mutluluğu aramaya ve durmadan mutsuz kalmış. Afedersin, bir gün güneşe bakmadınmı, bir gün çamurda oynamadınmı, bir gün doya doya su içmedinmi? Hem kendine, hem bize yalan.

Geldigim Yer
Başladığım Nokta

Bunu pek anlamadım. Tahminim, hiç sevilemiyorum demek istiyor. Yani ben hep aşık oluyorum, onlar bana olmuyor. Dünyanın kimseye böyle bir borcu yok. Buna uyanamadıkmı hala. Newton bulamamış şöyle bir teorem; Verilen Sevgi Miktarı = Alınan Sevgi Miktarı.

Gönülde Taş Gül Kaldırımda

Birden aklıma Mevlana geldi. Tam onun söyleyeceği bir şey. Yada tam tersi. Artık siz düşünün… Mevlanada insandı hatırlatırım. Bazen unutuyoruz.

Ağlamayı Sor Bir Yağmura
Sırılsıklam Birde Bana

Yağmur ağlamıyor.Yağmur, yağmakla meşgul. İlginçtir bu yağmur, çölde diken, bahçede gül büyütür. Yazarımızdaysa sonsuz bir çile. Bana bakın acıyın şu halime demek istiyor. Peki acıyalım bakalım.

Mutlu Olmak İstiyorum

Hayır efendim. Buraya kadar okuduysanız, birazda olsa farkına varmışsınızdır, Mutluluk isteyen kimse yok bu sözlerde. Sevgisine karşılık bekleyen bencil bir insan var. Mutluluğunu tamamen başkasına bırakmış bir insan var. Hatta hatta bu durumdan mutluluk duyan bir insan var ama mutlu olmak isteyen birisi yok. Mutluluğundan sorumlu olmak istemeyen bir insan var bu sözlerde.

Artık Gülsün Şu Yüzüm

O tamamen size kalmış bir şey. Gülmek isteyene evren o kapıyı hep açık tutyor. Kullanan bilir.

Tanrım Ben İnsan Değilmiyim

Buda güzel.. söylemek istediği şey herhalde şu…. Herkez, yani dünya üzerindeki bütün öbür insanlar sevdiklerinden sevgi gördüler bense görmüyorum böyle bir sevgi. Yani tanrı bir tek, ama bir tek beni dışladı bu konuda…. Delimidir nedir…

Mutlu Olmak İstiyorum

Yalan olduğunu tekrar hatırlatmam lazım…

Sevmek Benimde Hakkım

Evet bu doğru. Ama anlatılan problem bu değil, anlatılan problem sevilmek. Problem, verilen sevgiye karşılık beklemek. Bu yetmiyormuş gibi, dahada ileri gidip bunu bir hak olarak görmek. Hatta hatta dahada ileri gidip mutluluğu buna bağlamak. Haşat bir durum…

Yokmudur Bir Yenisi Şu Kaderin…

Özür diliyorum. Kader diye bir şey yok. Dilimizde yaşayan, ve bizleri sorumlu olmamaya davet eden yüce kelime. Kullanmamaya davet ediyorum. Dili kullanmak yazısını okuyun lütfen.

Buraya kadar dayanabildiyseniz - bana kızmadan :) güzel. Umarın bir uyanış olmuştur. Olmadıysa tekrar okuyun. Gene olmazsa bilinki mutlu olmak istemiyorsunuz. Mutsuz yaşamayı sevmeye başlayın derim.

Beğendiyseniz ve İngilizceniz varsa tıklayın!


82 Yorum “Sev benide mutlu olayım.. Yok böyle bir şey”

  1. Isimsiz | 12/05/2008 - 2:26

    Arabesk sever turk muzik dinleyicileri. Mirkelam sagolsun nabza gore serbet vermis. Cikmis ortaya abuk subuk bir sarki… Ne diyorsan hakediyor. Sacmaliga ayna tuttugun icin tesekkurler.

  2. Isimsiz | 02/06/2008 - 12:50

    kader vardır!

  3. Okan | 02/06/2008 - 14:39

    Evet bu Kader hakkında uzun bir yazıcam bi gün ama burda şunu söyliyeyim. Kader diye bir şey yok. Yani bir elma var, bir taş var, toprak var ama Kader yok. Dunyadaki insanları çekip alsam ve sadece geride kalan herşeyi yerli yerinde bıraksam. Yani evler arabalar hayvanlar burda ama insan yok. Böyle bir durumda soruyorum.. Kader diye bir şey varmı? Yok, ama insanı koyunca ortaya Kader çıkıyor ortaya ama evrende Kader yok. Şu var; Kader denen şeye inanıp yaşamak var yada inanmadan yaşamak var. Ben diyorumki inanıpta yaşarsanız yaratıcı gücünüzü teslim ettiniz. İnanmadan yaşarsanızda gücünüz sizde. Birde vurgulıyım, Kader problem çözmemeğe güzel sebep oluyor genelde, yani insan için bir problem çözüyor bu Kader denen şey. Oda uğraşıdan kaçmak.

  4. Ecem | 10/06/2008 - 10:10

    bu yazıyı okuyunca uzun süredir farkında olduğum ama kendime itiraf etmekten korktuğum şeyleri kabul etme gücünü buldum kendimde..
    teşekkürler.

  5. Okan | 10/06/2008 - 10:28

    Ecem, ne mutlu o gücü bulmak, o güce dokunmak ve görmek. İnsan oğlu nerde güçsüzse orda kör. Güç istiyene güç hep var evrende, istenmeyi bekliyor o. Teşekkür ederim yazdığın için.

  6. sahte_okey | 17/06/2008 - 4:21

    yazdıklarınız gercekten cok guzel.fakat bir sorum olucak bunları gercek hayatta uygulaması kolay mı?? yani sadece teori olarak aklımızda kalıcagını dusunuyorum .umarım yanlısımdır.

  7. Okan | 17/06/2008 - 7:35

    Yazının güzelliğini görebilmek herkez için geçerli. Çoğu görmek istemiyecek, içlerindeki sesi inkar edecek coğu. Görüpte ışığı hisedenlerde bu senin sorduğun soruyla başbaşalar. Hep bir arayış içindeyiz, bir formül arıyoruz. Formülde yok tabi. Yazdığım herşeyi hayatımda antreman halinde tutuyorum. Yani bu konularda erilişecek bir yer yok. Zirvesi yok bu konuların. Ben hayatımı “burda olmayı hakeden” bir insan olarak yaşamak istiyorum. Ben insanlığımla uğraşımı bir mutlululuk, bir hediye olarak görüyorum. Ordan yaşıyorum. Hayır fikirlerimin hiçbirisi teori değil. Hepsi antreman. Nekadar yaparsam okadar güzelleşiyor. Yazdığın için teşekkürler.

  8. Tutuk | 26/06/2008 - 16:23

    yazdıkların çok güzel ama ğlabileceklerden korkmak var bide ne gibi sonuçlar alınacak yani sonuçlardan birkez sendeleyince devamı gelirmi gibi.

  9. Okan | 26/06/2008 - 17:14

    Tutuk. Güzel isim seçmişsin :)

    Yazdığının aşk üzerine olduğunu düşünerek yazıyorum.

    Burda hatırlatıyorum. Bunlar benim görüşlerimdir. Doğru veya yanlış değildir. Bir giyecek alır gibi. Giyersin aynanın önüne geçersin beğenirsen alırsın beğenmezsen almazsın. OK?

    Evet Tutuk, okadar tutkunsunki anlattığım gerçekleri kabul edemiyosun.. yani ne olursa olsun sevdiğim beni sevsin diyosun. Yok böle kanun babacım. YOK… OLMADI OLMIYCAK. Aşk istemekle olmuyor. Cevap orda duruyor, onun kafasında, sende diyosunki ümitle bekleyip bir ömür tüketmek o cevabın hayır olduğunu keşfetmekten iyidir diyosun. Peki öyle yaşa oda bir seçenek. Koru kendini hayattan. Uğraş, hiç sendelemeden yaşamaya çalış. Yapan çok.

    Şu aşk ve sevgiyi bir ayıralım. Aşka duygu diyelim, sevgiyede fiil. Sevgi hakkında şöyle diyorum: Sevgi bir fiildir yapmayı gerektirir. Yapmaklada söylemek istediğim şu: Sevdiğin insanda seviliyorum hislerini yaratan şeyleri yapman gerekir. Şimdi diyelim öğrendin karşı taraf sana aşık değil. Kalbin parçalanmış vaziyette (şunuda söyliyim benim dünyamda “kalbim parçalanıyor” diye bir lafta yok ama genelde insanlarda var, anlatabilmek için kullanıyorum bu lafı). Eğer bana aşık değil ben bittim dersen, ona kötü davranırsan, onu kendi halinde bırakmazsan, onun dediğini yapmazsan, kendine eziyet edersen (yukardaki yazarımız gibi) bencil ve çirkin bir insansın, ne başkasına nede evrene hürmetin var. “Anladım bana aşık olmadığını ve seni ne mutlu edicekse onu yapıcam” dersen ve dediğini yaparsan, ozaman sevgiyi bir fiil olarak yaşıyorsun. Ve yüce bir insansın. Aşkın sende yaşıyor ama seni yüce yapan sevgin, aşkın değil. Aşk bir duygudur geçer. Çılgın gibi aşıklar ayrılıyorlar evlendikten sonra. Nerde o aşklar. Aşk duygusu geçer gene başkasına aşık olursun. Sevgi ise verilen bir sözdür ve “seni seviyorum ve seveceğim” sözünü verdiğin bir insana (buna ana, baba, kardeşler vesairede dahil) kızgın olduğun anlarda bile sadece söz verdiğin için sevginin fiiliğine hürmet eden bir insan olarak sevginin gerektirdiğini yapmak seni yüceltir. Böyle yaşamak var bu dünyada. Yüce ve güçlü. Üzülüp ağlamıycaksın demiyorum. Ama duygularını sözlerinden ayır lütfen. Şunu oku lütfen.

    Sendelenmeden yaşanmaz. Bak Çin ata sözü. Aslanın mağarasına girmezsen, aslanı yakalıyamazsın.

  10. sinem | 04/09/2008 - 8:45

    Peki size bi sorum olacak;
    Mutluluğun size göre formülü nedir?
    Bunun göreceli bi kavram olduğunu düşünmemden ve sizin gibi hayata iyimser bir pencereden bakabilen birinden öğrenmeyi istediğimden soruyorum.

  11. Okan | 04/09/2008 - 9:24

    Sinem, teşekkürler yazdığın için.

    Lütfen tüm siteyi oku, ders gibi. Sitede soğanın kabuklarını açargibi, tek tek bir yere geleceksin. Sorduğun sorunun cevabını göreceksin.

  12. gulay | 08/10/2008 - 10:09

    oncelıklee tum bu acıklamaların neden yapıldıgını anlamamakla bırlıktee yorumlarım olacak.. oncelıkle bazı kelımeler yanlış anlamda kullanılmış ornegın, bencıl kelımesı kendıne acı cektıren anlamında kullanılmıstır kı bencıl kelımesının anlamı bu degıldır, kendınden baska kımseyı dusunmeyendır. sızın bahsettıgınız olsa olsa mazoşist olur yanı kendısıne acı cektırmekten zevk alan.. dıger hatalı kelıme kullanımı ıse drama kelımesıdır kı sızın kullanmak ıstedıgınız trajedıdır. drama acı tatlı olayları kapsar yalnızca kotu olan olayları degıl.. tum bunları soyluyorum cunku bu yazıyı buyuk kucuk herkes okusun dıye hazırlanmıs ve uslupla bırlıkte yazım ve kelımelerın kullanılış yerlerı de onemlı.. ve bır de yağmurun ağlaması denılen bır obek var kı bu tam da yerınde kullanılmıştır şarkıda cunku cogu yazar şaır guftekar vs. bu tabırı kullanır.. “kovulmusuz bu dunyadan” cumlesıne yaptıgınız yorum başlı başına bı hatadan ıbaret. sebebı ıse orada kastedılen baska sehre vs. surulmek degıldır sırf hata bulmak ıcın yorum yapılmıs.. “hıs olmuyor sen olmadan” cumlesıne yapılan yorum da yanlıştır. cunku acıkmak hıs degıldır bır ıhtıyaçtır. ve oradan kastedılen hıs de sızın tabır ettıgınız sey degıldır. mutlu olmak ıstıyorum derken de kastedılen sey gunese bakınca camurdan pasta yapınca saklambaç oynayınca oluşan mutluluk degıldır. sevgıdır, guvendır, sureklıdır, dost omzu ana kucagı yar yanıdır.. lütfen dıkkat edınız: kotu yonde eleştırmek kolaydır fakat ıyıyı herkes başaramaz boyle guzel bır şarkı boyle kalıtelı bır se ve yorum yadsınamaz(bana gore) en azından bu uslupla degıl bılen bılmeyen cıkıyor yorum yapıyor ve henuz eleştırı yapabılecek kıvamda dahı degıl uslup yanlış, ımla kurallarından eser yok, sırf eleştırmek amacıyla yazılmış sanatsal yada gerçekten tenkitten eser yok.. son olarak mutluluk herkes ıcın farklıdır ask ve sevgı de oyle.. senı kucuk seyler mutlu edebılıyor bellı kı karamsar da degılsın ama kımse senın kadar sanslı da degıl kımse bu sarkının sozlerını yazan kadar umutsuz ve sanssız durumda da degıl.. yorumlarım eleştırı olsun dıye degıl haksızlıga bı nebze karşı çıkmak için yazılmış olup kışısel bır problem ıçermez..

  13. Okan | 08/10/2008 - 12:45

    Orhan teşekkürler. Sana yazıcam burda.. Siteyi çalışmanı rica ediyorum.

  14. Okan | 08/10/2008 - 12:49

    Gülay yazdığın için teşekkürler, cesaret ve güçle yazılmış yazını ilgiyle okudum. Buraya yazıcam. Umarın sitedeki aşk ve sevgi üzerine yazılmış başka yazılarıda okursun. Ama sana yazıcaklarım var. Umarım geri gelirsin.

  15. Okan | 09/10/2008 - 5:56

    oncelıklee tum bu acıklamaların neden yapıldıgını anlamamakla bırlıktee yorumlarım olacak..

    Gulay basliyorum burdan. Sitenin içeriği insanları dil içinde yaşıyan ve bizim seçmeden seçtiğimiz, gerçeklerle uzaktan yakından alakası olmıyan, ve insan olarak tüm gücümüzü kısıtlıyan hallerimize parmak tutmak ve saplı düşünceleri sarsmak. Burdaki yazıdada, abartmaya abartı yaparak bu emeli yerine getirdiğimi düşünüyorum.

    oncelıkle bazı kelımeler yanlış anlamda kullanılmış ornegın, bencıl kelımesı kendıne acı cektıren anlamında kullanılmıstır kı bencıl kelımesının anlamı bu degıldır, kendınden baska kımseyı dusunmeyendır. sızın bahsettıgınız olsa olsa mazoşist olur yanı kendısıne acı cektırmekten zevk alan..

    Bencil kelimesini kullanmamın sebebi: Bu durumunu hisseden sonra şiir olarak kağıda döken bir insanın emelleri var. Hadi diyelim bu esnada Mirkelamın emeli olan bunu şarkı haline getirip para kazanmak gibi bir emel yok. Ozaman nedir böyle bu duyguları kağada dökenin emeli yada emelleri? Bu duygular kağada konulduğu an bir emel var ortada. Ve sadece yazar kendisi için yazdıysa emel değişik ama paylaştığı an çok daha değişik emeller var ortada. (Karşı tarafın hayatta, sıhatte ve konusmayla erişilebilinecek bir durumu olduğunu düşünerek yazıyorum.) Emeller şunlara benziyor; eğer okursa beni sevebilir….keşke beni sevsede mutlu olsam…. bak ben kendini ne güzel dile getirebilen bir şairim…. bana bakın nekadar sevgi var bende…. aşk nasıl olurmuş görün…..haykırıyorum çok mutsuzum anlayın beni….. bana bakın bana…….gibi emeller var burda. Bunlar bencillik.

    Tabi birde bu şiirin öbür ucunda olan insan var. Hiçbirşey bilmiyoruz o insan hakkında…. çünkü yazar kendisiyle meşgul. Hele öbür insana gitsek ve öğrensek o yazarı istemiyor (genelde hayatta durum böyle) ve bu şiirinde onunla paylaşıldığını düşünsek. Durum tamamen bencil bir durum. Başkasını seven bir insan sevdiği kişinin mutluluğunu ister… şiiri okuyupta kendisini suçlu hissetmesini değil… ben böyle düşünüyorum…

    Şöyle bir dörtlük var:

    Ah eden kimdir bu saat kuytuda
    Sustu bülbüller,hıyaban uykuda
    Şimdi ay bir serv-i simindir suda
    Esme ey bad,esme canan uykuda

    Burda yazar rüzgardan bile korumak istiyor sevdiğini… Esme diyor Yahya bey… Burdada var sevgi ama öbür tarafa dönük.

    dıger hatalı kelıme kullanımı ıse drama kelımesıdır kı sızın kullanmak ıstedıgınız trajedıdır. drama acı tatlı olayları kapsar yalnızca kotu olan olayları degıl.. tum bunları soyluyorum cunku bu yazıyı buyuk kucuk herkes okusun dıye hazırlanmıs ve uslupla bırlıkte yazım ve kelımelerın kullanılış yerlerı de onemlı..

    Evet lügata bakarsak doğrusun tabi ama 1000 insan toplasam ve sorsam drama desem ne anlarlar acaba… ve senin gibi bilirlermi trajedi ve dram arasındaki farkı… Bazında farketemez… anlıyor eminim okuyanlar.

    ve bır de yağmurun ağlaması denılen bır obek var kı bu tam da yerınde kullanılmıştır şarkıda cunku cogu yazar şaır guftekar vs. bu tabırı kullanır..

    Dilde içinde… “çoğu yazar”ın bir şeyleri kullanması kullanmayı doğru yada yanlış yapmaz…. ve gerçerli kılmaz…. Zaten çoğu yapıyor diye diye diye hürriyetimizi teslim edip düşünceyi durduruyoruz. Bulunduğumuz yerlerden çıkmıyoruz.

    “kovulmusuz bu dunyadan” cumlesıne yaptıgınız yorum başlı başına bı hatadan ıbaret. sebebı ıse orada kastedılen baska sehre vs. surulmek degıldır sırf hata bulmak ıcın yorum yapılmıs..

    Kovulmuşuz bu dünyadan diye bir cümleyi bir araya getirmek yanlış…. Çünkü fiziki dünyada bu imkansız. Ya bu dünyadasın… ya ölüsün… yada daha doğmadın…. Yazar yanlızlığını paylaşmak için kullannıyor bu cümleyi…. o abartmış vaziyette ve bende.

    “hıs olmuyor sen olmadan” cumlesıne yapılan yorum da yanlıştır. cunku acıkmak hıs degıldır bır ıhtıyaçtır. ve oradan kastedılen hıs de sızın tabır ettıgınız sey degıldır.

    Burda katılıyorum yanıtına… karın açlığı hisden öte olarak kullanılıyor genelde…. Genede “his olmuyor sen olmadan” cümlesini yazan hisle dolu… Bu şiiri yazan şu anda hisle dolu…. yani kendi kendine yalan söylüyor…. beğenmiyor ama…..bulunduğu yer hisle dolu….

    mutlu olmak ıstıyorum derken de kastedılen sey gunese bakınca camurdan pasta yapınca saklambaç oynayınca oluşan mutluluk degıldır. sevgıdır, guvendır, sureklıdır, dost omzu ana kucagı yar yanıdır..

    Hayır… katılmıyorum…. herkez mutlulğu bir şeyleri elde ettikten sonra yaşıyacağını düşünüyor… Şairimizde sevdiğini elde edince mutlu olacak. Sitedeki yazıları oku lütfen….

    lütfen dıkkat edınız: kotu yonde eleştırmek kolaydır fakat ıyıyı herkes başaramaz boyle guzel bır şarkı boyle kalıtelı bır se ve yorum yadsınamaz(bana gore) en azından bu uslupla degıl bılen bılmeyen cıkıyor yorum yapıyor ve henuz eleştırı yapabılecek kıvamda dahı degıl uslup yanlış, ımla kurallarından eser yok, sırf eleştırmek amacıyla yazılmış sanatsal yada gerçekten tenkitten eser yok.. son olarak mutluluk herkes ıcın farklıdır ask ve sevgı de oyle.. senı kucuk seyler mutlu edebılıyor bellı kı karamsar da degılsın ama kımse senın kadar sanslı da degıl kımse bu sarkının sozlerını yazan kadar umutsuz ve sanssız durumda da degıl.. yorumlarım eleştırı olsun dıye degıl haksızlıga bı nebze karşı çıkmak için yazılmış olup kışısel bır problem ıçermez..

    Evet burda kızgınsın… niyesini bilmiyorum… sen biliyorsun…. sitede meli malı üzerine yazı var… lütfen oku.

    Şimdi gelelim benim en önemli olduğunu düşündüğüm üç olaya.

    1- Bu sitede olan yazıların amacı insanı haklı bir kurban oyunundan çıkarmak ve hayata güçle dönmek. Bu şiiri yazan haklı bir kurbanı oynuyor…. bakın şu halime diyor… ve etrafından zavallıyı duydukça bulunduğu yerde takılı kalıyor ve besleniyor.. Haklı kurban oynıyan herkezin hayatı durmuş vaziyette. Yani ileri gidemiyor, yaratamıyor ve göremiyor haklı kurbanlar. Bu bir seçenek ama…. onuda göremiyorlar…. bazen abartmak düşünceyi sarsıyor…. yazılar insanların güçlerine yazılmış vaziyette zayıflıklarına değil.

    2- Sitedeki yazıları okursan buraya gelen insanların uyandıklarını… hayatlarını değiştirdiklerini…. hayatlarına bu güne kadar düşünüp görmedikleri düşünce antremanları soktuklarını görürsün…. ama bak sen ne gördün… haksızlık gördün….. bozuk Türkçe gördün… Yani bütün güzelliğin içinde bunları gördün……Niye? Nasıl bir insan bunları görür böyle bir durumda? Ne emelin var senin? ,

    3- Bak ne yaptık şimdi “ben doğruyum sen yanlışsın oyununu” oynadık ve hatta devam edebilirız.. “Ben doğruyum sen yanlışsın” oyuınları insanların arasına mesafe koyar… birbirlerinden ayırır…..ve gelecekte yaratılabilecek yakınlıklar batar ve imkansızlaşır…. bu oyunu ben genelde oynamam ama emelim senin birşeyleri değişik görmen. Kendine izin ver lütfen ve kızgınlığına rağmen siteyi çalış.

    Son olarak şunu söyliyim…sitenin çoğu yerinde var…. Benle münkaşa edersen kazanırsın. Bende senle münakaşa edersem kazanırım. Yazılar bir elbise gibi… giy bak beğenirsen tut beğenmezsen at… tıkla geç…

    Teşekkürler..,

  16. yagmur | 23/10/2008 - 6:08

    bundan önceki yazılarınızı okudum bunu da elbette hatta öyle ki diğer yazılarınızı kopyaladım saklamak ve her an okumak yeniden düşünebilmek için.bu yazıyı size hiç yakışır bulmadım.aşk üzerine yazmayın tavsiyem.bir şair olarak baktım şarkı sözleri çoktaze ve canlı.sizin açınızdan da düşünmeye çalıştım ama elle tutulur bi yanı yok bu yazının.bilimselce konuşmalarınız güzel. o konularda devam derim.aşk bize kalsın……..

  17. Okan | 23/10/2008 - 9:05

    Yağmur teşekkürler. İlginc değilmi bazısı okur uyanır bazısı okur tamamen başka düşünür. Onun için diyorumya “elbise gibi… giy beğenirsen tut, beğenmezsen at”

    Dobra dobra fikrini yazdığın için teşekkürler.

  18. nihal | 10/11/2008 - 21:15

    yazınızı okurken guldum bazı olaylara bende boyle alaycı yaklaşırım ve arkadaşlar arasında adım vurdum duymaza çıktı:))

  19. disillusionment | 27/11/2008 - 6:10

    Yahya Kemal Beyatlı’nın şiirinde ki 2. dörtlüğü de yazmak istedim.

    “Başka aşıklardan almışsan nefes
    Başka yerden, başka vadilerden es
    Doğmasın ruhunda ani bir heves
    Esme gülşenden ki canan uykuda”

    Bu aralar pek sevgi doluyum Okan :)

  20. Okan | 27/11/2008 - 9:59

    Ne kadar güzel… Evet belli bu aralar sevgiyle dolu olduğun. Geçmişi gelecekten çıkarınca ne güzel yerler açılıyor insanın BENliğinde. En komik olanda.. etrafında, fiziki dünyanda bir değişiklik olmadı, sadece kafayla uğraştık…. bu kadar güzel birşey olabilirmi :)

  21. disillusionment | 27/11/2008 - 11:24

    Evet Okan, fiziki dünya aynı, ordan bakarsan hiçbir şey değişmedi diyebilirsin tabi. Ama ben kendimi iç dünyamla ilgili biraz bilinçlenmiş belki de biraz olgunlaşmış hissediyorum :) Bugün nerdeyse tüm gün daha önce bana gönderdiğin mailleri, blogundaki yazıları, yorumları okudum.Ne yalan söyleyeyim, zaman zaman gözlerim doldu :) İlk blogunla ve seninle tanıştığım gün aklıma geldi, çok önyargılıydım ve 1 hafta her gün blogunu takip edip, yazılarında, düşüncelerinde çürüteceğim birşeyler aramıştım :D

    Senin desteğinle kendi iç dünyama çıktığım yolculukta ilk günler çok heyecanlıydı, sabırsızlıkla maillerime gelecek cevabı bekliyordum, bazen de düşünmekten yoruluyordum :D Ama şu an nasıl rahatım anlatamam, kanatlanıp uçasım var :) Ve bunda senin katkın çok.Gerçekten teşekkür ederim. Hani bana bi mailinde demiştin ya,eğer istersen bir insanı “Ne kadar yüce bir insanla konuştum” gibi düşüncelerle bırakabilirsin diye,ben de sana bunun benim için çok zor olduğunu,bunun senin başarın olduğunu söylemiştim. Senin kadar olamasam da artık bende, benimle konuşan insanlardan birkaçını böyle duygularda bırakabiliyorum :D Tüm yorumları,yazıları keyifle okuyup, kendimle uğraşmaya devam ettiğimi ve edeceğimi söylemek istedim.

    Bak en sona kadar zor dayandım,yine “seni seviyorum” diyesim geldi :D

  22. Okan | 27/11/2008 - 13:02

    disillusionment, ilk baştaki şüpelerini anlıyorum tabi… senelerce uzmanlar toplum masal anlattı bu masalların içinde yoğruldun, sonra bir gün Google’a “mutlu olmak ıstiyorum” yazdın ve… Hep söylüyorum “Google is King” :) “kim bu hıyar?” diyip bende şüphe ederdim herhalde.

    Kendinle uğraşmaya devam, düşüncelerinle antremana devam. Antremanlarını ve uğraşını bir yerlere gelmek için yapma derim “Antreman Yapmak” emel. Emel antremanın içinde bulunmak, kendini antremana getirmek. Bir gün kafanı kaldırırsın o eski BENlerden eser yok. Ve yazdıklarına bakılırsa bu ayrılmayı yaşıyorsun artık.

    disillusionment birde bu durumunu sonladığını ilan edebilirsin artık. Yakınlarını topla hepsini oturt bir yere ve ben bunu bitirdim de, bir ilan hazırla ve paylaş. Artık seni yeni senden dinlesinler. Onların kafasında başka yaşa. Tabi istersen :)

  23. disillusionment | 27/11/2008 - 15:46

    Okan sanki beynimi okuyodun, gerçekten çok şaşırdım. Çünkü birkaç gündür etrafımdakilerin yıllardır kafalarında oluşturdukları BEN kavramından bana davrandıklarını gördüm. Onlarda zamanla bendeki değişimi ve istikrarı görüp, alışacaklarını düşündüm.Ama dediğini yapmak hiç aklıma gelmedi.Nasıl yapayım diye bir düşüneyim, sonra yazarım sana :) Ya sen nerden geldin,nerde yaşıyosun,yoksa gerçek bir insan olmayıp,doğa üstü güçleri olan ve insanların beynini okuyup geleceklerini görüp buna göre yorum yapan bir cin, peri yada melekmisin? :D

  24. Okan | 28/11/2008 - 7:19

    disillusionment evet çok güzel yaratabilirsin bu ilanı. teketek de yapabılirsin. Genelde bu “tamamlama”larda insanlar kendilerinin başkalarına eskiden nasıl çektirdiklerine uyanırlar ve üzülürler insanın içinde bir “affet beni” doğar. Sanada böyle oluyordur tahminim. Geçmiş için özürdilemek geçmişi tamamlıyabilen en güzel konuşmalardan birisidir. Bu benim tecrübem. Hayatındaki her insanı bir kağada yaz ve onlara karşı eski BENin yaptıklarını bır düşün. Ve git tamamla bunları ve yeni BENi ilan et onlara. Tabi istersen.

  25. disillusionment | 29/11/2008 - 10:31

    Evet Okan aynı dediğin gibi, hayatımda değer verdiğim çok insana, özellikle aileme “Affedin beni” demek istiyorum. Bazen annemle beraberken yıllardır, onu bu saçma sebeple üzdüğüm hatta suçladığım anlar geliyor aklıma. Annemi öpüyorum, içimden “sana çektirdiğim onca şey için üzgünüm” diyerek. İlk önce annemle konuşacağım, banada anneme de çok iyi gelecektir.

  26. Okan | 02/12/2008 - 20:36

    disillusionment, annenle yepyeni bir ilişkiye hazırlan derim :) Bu benim tahminim.

  27. deniz | 27/12/2008 - 1:17

    “aşk midede gaz gibidir yeterince beklersen geçer” lafına bayıldım…süper ya tam benim duymaya ihtiyacım olan bi cümleymiş meğer…

  28. sanem | 27/12/2008 - 9:09

    herkez diye bir şey yok herkeS olmalı
    bu da derken DA ayrı yazılır…

  29. sanem | 27/12/2008 - 9:11

    hem GENE diye bir sey de yok YİNE olacak…

  30. Okan | 27/12/2008 - 9:16

    sanem, teşekkürler yazdığın için. Gramerimin ve türkçemin “bozuk”luğunu biliyorum. Bu durumu değiştirmeye niyetim yok. Her okurdan özürdiliyorum bu kararım için. Umarım genede siteyi okursun.

  31. simge_bjk | 08/01/2009 - 10:49

    bişey sormak istiyorum bende.. zülfikar özkanın bilgeliğe yöneliş adlı kitabını okudum. gerçekten çok tesirinde kaldım o kitap bittikten sonra konuşmamdan yüzümdeki ifadeye kadar herşeyim değişti.. başka bir kitap öneriniz warsa bekliyorum..
    ve burdaki yazıları çok beğendim “meli-malı” iyiydi sık kullanıyodum artık ASLA!!!

  32. Okan | 08/01/2009 - 19:53

    simge_bjk teşekkürler yazdığın için. Nereden Öğrendim sayfasında bulabilirsin okuduğum şeyleri. Kısa bir liste. Umarım siteyi derinden okursun ve paylaşırsın.

  33. Zeynep | 13/02/2009 - 19:24

    Her seyden once belirtmek istiyorum ki sitenizi merakla ve zevkle okudum. Cok ilginc ve yorumlar da cok ilginc. Benim kanimca mutluluk, iyimser dusunmekle baslar. Iyimser bir tutum ve iyimser gozlerle dunyaya bakmak, hem kendimizi hem de etrafimizdakileri mutlu kilmak icin bir baslangic noktasidir. Siz ne dersiniz?

  34. mehlika | 08/03/2009 - 4:12

    okancımm yeniden merhaba… senden 20 yaş küçüğüm ama isminle hitab etmek istedim umarım yanlış olmamıştır..mesajıma cevabını merakla bekliyorum…neden mutluyken kendime mutsuzluk senaryoları çizip zoraki üzmeye çalışıyorum anlayamıyorum.:)acaba psikolojik bir rahatsızlıkmı bu..görüşürüz… sevgiler…

  35. mehlika | 09/03/2009 - 4:34

    neden yazmıosun:( beni ciddiye almıomusun yoksa:(((

  36. Okan | 09/03/2009 - 8:07

    Mehlika teşekkürler yazdığın için. Siteyi çalış lütfen. Derslerden başla sonra “Düşünüyormuyuz yoksa düşünülüyormuyuz” başlıklı yazıyı oku. Birde duygular üzerine yazı var onuda oku. Sorun olursa yaz gene.

  37. yeliz | 15/03/2009 - 5:03

    çok beğendim bu siteyiiii :) inceleyim yazıcam daha

  38. Okan | 15/03/2009 - 5:24

    Yeliz teşekkür ediyorum yazdığın için. Lütfen paylaş siteyi. Soruların olursa yaz.

  39. yeşim | 08/04/2009 - 7:48

    ya cıdden aglarken gülmeye döndüm ya helal olsun sana ve verdıgın bılgılere:)
    ben yeşim mutsuz diilım artık dersımi aldım.cebıme koydum uygulayacagım.. zira degistırmem gereken bi aklım var mişş!! farkına varmama sebep oldugun ıcın tşk

  40. yeşim | 08/04/2009 - 9:01

    Bide eklemek ıstıorumkı
    arada gereksız yorum yapan ark
    imla derslerını baska yerde verselerde
    zamanımızı calmasalar böle ..

  41. Okan | 08/04/2009 - 21:10

    Yeşim teşekkürler yazdığın için. Umarım okursun yazıları ve paylaşırsın siteyi… Bir uyarıda bulunayım. Bu yazıları okuyup bir an bile olsa BENliğinde bir değişiklik yaşıyan bir insan artık sırf bu değişikliği yaşadığı için bu durumu tekrar tekrar içlerinde yaratmaktan sorumludur. Yani, senin kafandan, yukarda olanı inkar edecek konuşmalar geçecek ve sen tekrar eski haline dönebileceksin… Ama sırf bu halin yaratıcısı sen olduğun için ve bunu gördüğün için, bundan sonra “kötü” bir hale getirince düşüncelerin seni, ordan çıkıp başka bir hale kendini getirmekten sorumlusun… Sitede yazılar var bunun hakkında oku lütfen. Sorun olursa yaz gene.

  42. yeşim | 09/04/2009 - 3:24

    okan sımdılık ıyı gıdıo vallah :) uzerınden 24 saat gectı ve ben saklabanlarla yaşamayı kestım yanı :):)
    cvp yazdıgın ıcın ve bu sıteyı actıgın ıcınde tsk ederım. sanırım sen ıyı bı ınsansın :D ve benım ıyı ınsanlarla olmaya cok ıhtıyacım var..

  43. Okan | 09/04/2009 - 20:34

    Yeşim devam… ne güzel. Herkez iyi insanda farkında değiller daha…

  44. emoş | 05/05/2009 - 6:10

    evet site süper ama ben hala şunu anlayamıyorum aşk mutluluk tek kişiyle yaşanmazki mutlu olmak bize baglı olabilir ve kesinlikle öledir ama ben ne kadar çabarlarsam çabalayım te başma mutlu olamıyorum

  45. Cevap | 05/05/2009 - 13:50

    Evet Okan Bey tuttum bu yazıyı..
    Hayatta istediğimiz herşeyin olmasını bekleyemeyiz.Hep birşeylere karşı kendimizi acındırma,muhtaç olma isteğine bürünüyoruz saçma! Karşımızdakinin birey olduğunu,onunda sizi tercih etme zorunluluğununun olmadığını unutuyuroz!!
    ”Kovulmuşuz bu dünyadan” burada içimizdeki şarlatan devreye giriyor sanırım.Kimsenin bizi dışladığı reddettiği yok.Bu yazı akşam akşam ilaç oldu.Aralık olan gözlerim ardına kadar aralandı…(bu arada çok ünlem kullandım asabilikten değil yanlış anlaşılmasın)

  46. Cevap | 05/05/2009 - 13:59

    Mutluluk satılan birşey mi??

    Mutlulugu istemekle yetinen ve bunun için hiçbirşey yapmayanlara ana soru bu ?
    Hepimiz beklentilerimizde;isteklerimizde,amaçlarımızda baştan hatalı değilmiyiz.Mutluluğu isteyemeyiz mutluluğu yaratırız.Bunuda başkası değil biz yaparız..

  47. Okan | 07/05/2009 - 5:16

    emoş… mutlu olmak için sevilmeye ihtiyacımız yok… Tek başımıza mutlu olmak elimizde… bu konuda yazılar var sitede bul ve oku derim.

  48. Okan | 07/05/2009 - 6:10

    Cevap teşekkkür ediyorum. Umarım paylaşırsın siteyi.

    Cevap, mutlu bir hali sadece kafamızdaki düşüncelerle uğraşıp yaratabiliriz… ?

  49. özkan ünlüer | 29/05/2009 - 11:36

    bu şarkıyı bilmem hiç dinlemedim ama”mutlu olmak istiyorum” lafına söylediğiniz şeleri okuduğumda aynaya baktığımı hissettim! böyle biri olduğumu bile bile mutluluğumu başka birisine bağlayabilmemi kendim bile anlamıyo ve kurtulamıyorum!! sonunda şunu düşünmeye karar verdim ben hayata güzel tarafından diilde acaba sadece pesimist tarafındanmı bakmaya başladım çünkü 2 ay öncesine kadar dünyadaki en komik en eğlenceli en mutsuzluklar içinde mutlu olan insanlardan biriydim!! 23 yaşındayım ve kendimi tanımış değilim!

  50. zeynep ky | 15/07/2009 - 7:53

    ya arkadaslar sizi anlamak mümkün değil birisi saçma bi şarkı yapmış ötekide oturup şarkıya anlamlı zannettiği saçma saçma cümleler yazmış ama bu yazılar beni güldürerek gerçekten mutlu ediyor. Site öyle yada böyle amacına ulaşıyo aslında

  51. zeynep ky | 15/07/2009 - 7:56

    Sayın Özkan ünlüer şu cümle sizin kişiliğinizinde oturmadığının bir göstergesi
    “sonunda şunu düşünmeye karar verdim ben hayata güzel tarafından diilde acaba sadece PESİMİST tarafındanmı bakmaya başladım” ya türkçe yaz su cümlenin tamamını yada ingilizce ikilem arasında asla mutlu olamazsın

  52. Okan | 15/07/2009 - 8:02

    Zeynep ky teşekkürler siteye yazdığın için. Bu sitede kiseyi “hatalı” “bozuk” “haksız” yapmıyoruz. Hatalı, bozuk, yanlış, kötü insan yok.

    Burda okuduğun herşey bir bakış açısı. Benim bakış açım. Ne doğru nede yanlış. İstersen tutarsın istemezsen tıkla geç. Eğer başkalarını “yüce” yerlerde bırakacak lafların yoksa… yazma lütfen.

    Negüzel hayata güçlü bakışların var devam derim. Burdaki bakış açılarıyla münakaşa edersen kazanırsın.

  53. zeynep ky | 15/07/2009 - 8:08

    amacım münakkasa etmek değil sizin amacınız mutlu olmak peki bu yazıyı yazmak bu saçma şarkı sözlerini açıklayarak ne kadar mutlu oldunuz söyler misiniz bana

  54. Okan | 15/07/2009 - 8:19

    zeynep ky, gene teşekkür ediyorum. Tıkla geç lütfen.

  55. zeynep ky | 15/07/2009 - 8:25

    bir şarkı sözüyle bile bu kadar ilglenen biri neden benim sözlerimle ilgilenmiyorsunuz bu şarkı sözlerini açıklamak sizi ne kadar mutlu etti yada biz okurları ne kadar mutlu edebilir

  56. Okan | 15/07/2009 - 8:38

    zeynep ky gene teşekkür ediyorum ve son defa yazıyorum. Sitedeki yazılar belli bir filozofiyi takip ediyor. Eğer ilgin varsa derslerden başla ve tek tek oku yazıları. Okurların sorularını ve yanıtlarıda oku. Sorun olursa yaz. Tabi bütün bunları eğer istersen yap. İsrarla cevap aradığın için teşekkür ediyorum. Güçlü yerlerden yazıyorsun hep. Sağlıcakla kal.

  57. zeynep ky | 15/07/2009 - 8:54

    sorum var işte teşekkür etmek yerine sorumu cevaplayın lütfen bu yazı okuyanları nasıl mutlu edebilir yada siz bu yazıyı yazdığınız için nasıl mutlu oldunuz

  58. Evgeniy Fedorovich Dragunov | 15/07/2009 - 8:57

    zeynep hanıma katılıyorum … amaç iyi , yöntem tartışılır…

  59. almora | 18/07/2009 - 11:46

    kader konusunda kafama takılan bir şey,insanların elinin kolunun bağlandığı durumlarda yani artık o olay hakkında birşey yapamayacak duruma geldiğimizde söylenecek bir şey kalmıyor bu niye bana oldu ne yaptımda oldu diye sorguladığınızda cevap bulamazsınız hiç…….. cevapsız sorulara geldiğimizde ise kader deyipi sıyırıyoruz soruları ve bilinmeyenleri beynimizden..bu bilinmeyeni de inancımızla özdeşleştirip tanrı bu olayı benim yaşamam için uygun gördü diyip bilinene ulaştırıyoruz……
    sizce bu güzel bir şey değilmi?*?

  60. almora | 18/07/2009 - 11:51

    benim de karmaşıklığa düştüğüm oluyor ve merak ediyorum

  61. Okan | 20/07/2009 - 5:56

    almoara sitede “şansmı kadermi” başlıklı bir yazı var oku onu lütfen.

  62. Filiz | 22/07/2009 - 17:28

    selam arkadaslar siteyi bugun kesfettim ve saatlerdir okuyorum yazilanlari bende kendi gorusumu bildirmek istiyorum.Evet konu olarak sarki sozu secilmis ve o sarki hakkinda yorumlar yapilmis kimseyi yargilamam ama buraya yazan 10 kisi varsa 10 kisininde dusuncesi ayni olmuya bilir yakindir dusunceleriniz ama hepiniz ayni seyi dusunemezsiniz. Evet… Bana gorede biraz abarti var yorumlarda ama guzel en azindan okan beyin yazdiklarindan kendimize birer cikis yolu bulabiliyoruz..okan bey yureginize saglik….

  63. Okan | 23/07/2009 - 7:39

    Filiz teşekkürler… Biraz değil, bir hayli abartı var. Emelim oydu zaten :) Abartı bazen bizi görmediğimizla baş başa bırakıyor diye düşünüyorum.

  64. yasmin | 01/09/2009 - 17:36

    kader yok…….. bu ilginç peki kader diye birşey yoksa karsımıza cıkan insanlar yasadıgımız olaylar,bunlarr hepsi plansız bir hayatın ürünümü ..
    kader var hemde her saniyene her salisene hükmedecek bir kader var………

  65. Okan | 06/09/2009 - 21:06

    Yasmin teşekkürler yazdığın için… Kader benim için yok…. Sitede “kadermi şansmı” başlıklı bir yazı var senin çok ilgini çekebilir. Umarım okursun… tabi istersen.

  66. samed | 07/09/2009 - 14:20

    iyi günler okan bey, daha doğrusu abi demem saygımdan dolayı…Kader kelimesini kullanmak gerçekten sakıncalı çünkü herkes bu kelimeyi o kadar farklı kullanıyorki kelime o kadar farklı yönlere çekliyor ki kimse kaderin ne olduğunu tam anlayamıyor…Kader, Yüce Allah’ın, ezelden ebede kadar olacak bütün şeylerin zaman ve yerini, özellik ve niteliklerini, ezeli ilmiyle bilip sınırlaması ve takdir etmesi, demektir.Bunu belirtmek istedim…Arz ederim…

  67. derin deniz | 13/09/2009 - 8:50

    kader konusunda ki düşüncelerinizi beğenmesemde okumaya devam ediyorum..yazılarınızı okumak beni mutlu ediyor..bu yazıda olduğu gibi tebessüm ettim..sağolun okan abi :)

  68. Okan | 11/10/2009 - 23:07

    derin deniz teşekkürler. Paylaş siteyi lütfen… tabi istersen. Kader düşüncelerimi beğenen az… zorlanıyoruz gibi geliyor bana… :)

  69. ceren | 04/11/2009 - 14:40

    çok güzel yazmışsınız. bazı yerleri beni güldürdü :D

  70. Okan | 22/11/2009 - 0:43

    ceren teşekkürler yazdığın için. Negüzel… bazı şeyleri bambaşka görmek. Aynı şeye bakıp ağlıyanda var gülende… çok ilginç…

  71. cerennnn | 04/12/2009 - 17:05

    ya varya gerçekten çok doğru tespitler normalde bu şarkıyı dinleyip depresyona girerdim..ama senin bu yorumların sayesinde nasıl da kendimizi mutsuz moduna soktuğumuzu farkettim..yazılarını okuyorum ve cidden farklı bi yaklaşımın var yada şöyle söyleyim benim şuana kadar göremediğim bir yaklaşım bu,buna ihtiyacım vardı teşekkür ediyorum.umarım bizi yanlız bırakmazsın.

  72. bilge | 15/12/2009 - 5:48

    okan abi süpersin ya :D
    cerene katılıyorum..

  73. Okan | 18/12/2009 - 19:01

    cerennnn teşekkürler yazdığın için. Umarım paylaşırsın siteyi.

  74. Okan | 18/12/2009 - 19:49

    bilge teşekkürler yazdığın için. Paylaş siteyi lütfen.

  75. irem | 21/12/2009 - 17:27

    o kadar doğru ki. . . mutluluk kader deil. kader var tabiki. bir partiye katılacağın kader..ama orda eglenmek yada oturmak ortama huzur getrnek yada huzuru kaçırmak senn elinde..işte insanlar böyle şeyleri tartışmalı facebooktaki fotografları deil. hep mutlu olmak dileğyle..

  76. Fuzulim | 27/12/2009 - 17:17

    Mutluluk yaşamın gayesidir. Mutlu olmak yada olmamak.
    Bütün mesele bumu?
    Mutlu olmak için hiç düşünmemekmi yoksa çok düşünmekmi lazım? Veya şöyle sorayım. Mutlu olmak için çok bilmekmi, okumakmı yoksa hiç bir şey ya da az şey bilmekmi gerekiyor?
    Peki Düşünelim…
    Ne kadar pozitif düşünürseniz düşünün sonunda ölüm var.
    “Ölüm var gerisi yalan.” diye bir söz var.
    Ölüm eğer yok oluş ise buna inanmak en büyük mutsuzluktur. Burada yazılanların çizilenlerin hepsini tek kalemde çizecek bir gerçek varsa oda ölümdür.
    Çünkü ölüm sondur. Sonsuz ayrılıktır. Sevdikleri için bir acı, ölen içinse sevdikleri sayısınca bir acıdır.
    Taki ölümün yok oluş olduğunu düşünürseniz.
    Ölüme yok oluş diyebilen biri bence mutlu olamaz. Eğer o mutlu ise düşünmüyor demektir. Yada düşünmek istemiyor.
    Mutluluk kendini kandırmaksa bişey diyemem. Ama gerçekler gün gibi ortada.
    Bence mutluluk değişkendir. Bir insan ne kadar sürekli mutlu olabilir ki? Gün güne uyarmı? Hayat acıları bize hiç dokunmazmı?
    Oysa mutluluktan daha geniş bir kavram var. Asıl ona değinilmelki bence. Oda Huzur dur.
    Mutluluklar sürekli olamaz ama huzurdur sabit olabilir. Huzurlu bir insanın mutsuz anları da olsa onları kolayca bertaraf eder.
    Huzurlu olmak için vicdanların rahat olması gerekir.
    Kul hakkı yememek, akıllı olmak gerekir.
    Huzurlu olmak için ben değil, sen, o demek gerekir.
    Huzurlu olmak için bu dünyanın faniliğini kabul edip, Allah’a, ahiret gününe iman etmek gerekir.
    Gerçek huzur hakiki imandır.
    Hakiki iman sahipleri ise elinden ve dilinden kimsenin zarar görmediği insanlardır.
    Allah hepimizi gerçek imanı bulma yolunda zaman harcayanlardan eylesin.
    Amin..

  77. Okan | 29/12/2009 - 21:36

    irem teşekkürler yazdığın için. Katılmıyorum söylediklerine ama anlıyorum. Umarım okursun siteyi.

  78. Okan | 29/12/2009 - 21:57

    Fuzulim sitede bir kaç yere yorum bırakmışsın, teşekkür ediyorum. Sana birtek burda yazıyorum. Her yazını okudum. Bu sitede sadece benim hayatıma aldığım bir felsefe yatıyor ve bu felsefeye herkes yanıt getirebilir ve kendilerine “yanlış” görünebilir. Bu yüzden hep diyorum sitede “benle münakaşa ederseniz kazanırsınız.” Yazdıklarının hepsi “doğru” senin için. Benim için değil. Ama insan olmanın güzelliği bu işte hürüz neye ve nasıl inanıcağımıza. Tebrik ediyorum kendi yolunu güçle seçtiğin için.

  79. yiğit | 02/02/2010 - 14:57

    kader diye birşey vardır.daha önceden Allah(c.c) bizim ne yapacağımızı bilir ama biz ne yapacağımıza kendi özgür irademizler karar veririz.lütfen kestirip atma okan abi.çok iyi bi insansın ama bunu dildeki birşey diye kestirip atamazsın bence.yazıma cevap vermek zorunda değilsin.okuyup geçebilirsin.sadece kendi düşüncelerim :))

  80. Okan | 02/02/2010 - 22:15

    yiğit anlıyorum… negüzel inanıyorsun kadere… hürüz… Sitede kadermi şansmı başlıklı bir yazı var bilmiyorum okudunmu… oku lütfen… tabi istersen.

  81. guven | 31/03/2010 - 15:31

    burada yazacaklarim tamamen benim kendi dusuncelerim. ister tutun, ister cope atin.

    birsey elde etmek icin mutsuz olmayi secenler bunu icgudusel olarak yapiyorlar. bu icgudusel davranis daha dogar dogmaz ortaya cikiyor. “aglamayana meme yok” sozu de bunu ifade ediyor. henuz istegini kendi cabasi ile elde edemeyen bir bebegin ilk basvurdugu care: aglarsam (kendimi mutsuz, caresiz birakirsam) birileri (beni seven yada halime aciyan) gelir bana yardim eder, ihtiyaclarimi karsilar.

    yas ilerledikce, kendi basimizin caresine bakabilecek duruma geldikce bu aglama-sizlama-mutsuz olma durumlari yerini caba gostermeye birakir. ama bilinc altinda bir yerlerde bu daha bebek iken gelistirilmis davranis sekli sinsice bekler. kimi insanda cok, kimi insanda az, bu pusudaki cocukca duygu insanin kendisini en caresiz hissettigi bir anda ortaya cikiverir.

    caresizlik ancak siz oyle olmaya karar verdiginiz zaman caresizliktir. gosterdiginiz caba sonucunda hala istediginiz seyi elde edememisseniz yapacaginiz sey daha cok caba gostermek, dusunup yeni teknikler, yontemler gelistirmek ama hic pes etmemektir. bazilarimiz icin istedigimiz seyi elde etmeye omrumuz yetmeyebilir. ama zaten hic kimse istediginiz sonucu alacaginizi garanti edemez. kaldi ki istediginiz seyi elde ettiginizde aslinda o seyin pek onemli olmadigini da farkedebilirsiniz (mecnun’un leyla’ya kavustugunda hissettikleri gibi). Aslolan surectir, sizin hayatinizi nereden yasamak istediginizdir. Isterseniz kendi yarattiginiz yuce bir hedef icin caba gostererek yasarsiniz, isterseniz daha bebek iken uyguladiginiz yonteme sarilir, aglayip sizlayarak, baskalarindan yardim (ask, sevgi, anlayis, arkadaslik vs.) dileyerek yasarsiniz. unutmayin, her ikisinde de istediginizi elde etme garantisi yok. ama yaptiginiz tercihe gore yasayacaginiz hayat muthis farkli. siz hangi hayati seciyorsunuz? Bu tercihi yaparken sizin farkinda olmadiginiz ama hep kafanizin icerisinde olan ve bu tercihinizi nasil yaptiginizi cok derinden etkileyen bir suru dusunce var. mutsuz davranma kararinin daha bebek iken yapmis oldugunuz bir tercih oldugunu bilmediginiz gibi. buna benzer, kendi verdiginiz ama kendi verdiginizi bile bilmediginiz bir suru diger kararlarin neler oldugunu ortaya cikarmak icin bu sitedeki diger yazilari mutlaka okuyun. bu siteye gelip de bu yazilanlari okudugunuza gore kendinizi kesfetme, kendinizi asma yolculuguna zaten cikmissiniz. yolunuz acik olsun.

    Sevgiler, Guven

  82. Gülümse | 31/07/2010 - 17:00

    Okan daha bir kaç yazını okudum..hatta şöyle anlatmak istiyorum..Bir kaç dönemdir kötüydüm ve şuan birden bire yerimden kalktım internetin başına geldim ve arama motoruna mutlu olmak istiyorum yazdım..Çok saçma belki bir insan arama motoruna neden böyle birşey yazsın ??
    …ama dedim ya gayriihtiyari oldu ve senin yazıların çıktı karşıma…Bu konular üzerine yani hayat felsefesi üzerine Bir kaç kitap okumuşluğum var robin sharma , ahmet şerif izgiören gibi…Hayatın güzelleştirmenin sırları diyelim kısaca..Ve öğrendiğim birşey varki ne mutluluk nede acı asla baki duygular değildir sen hangisini üzerinde taşımak istersen o seninle olur…Mutluluk istiyorsan formül bu sen onu taşıyacaksın nefes almanın bile mucize , mutluluk olduğunu algılyarak başlamak gibi..Biliyorum biliyorum fakat bazen boşluğa düşüyorum..En nefret ettiğim şey asık suratlı olmak ki şuanda beni bu konuda kimse geçemez..Hiçmi sendelediğin zamanlar olmuyor yani kritik anların mesela kendini boşlukta hissettiğin belki işe yaramaz yahut daha doğru bir tabir kullanmak gerekirse mutsuz..Bu gibi durumlarda ne yapmalı bilemiyorum..Ve neden anı değerlendirmiyoruz..Bildiğimiz halde bunu neden hayata geçiremiyoruz..Acı denilen şeyin yeteri varsa tükettim çok zamanlarda çok çok mutluluklarda yaşadım niyetim sonsuz mutluluk değil ki böyle bişey zaten yok..Niyetim nasıl ama nasıl sürekli pozitif olunur..Herşeyin artısını nasıl kendi dünyama nakledebilirim

Bir yorum

Sitedeki herşeyi kopye edip paylaşabilirsiniz. Satamazsınız. Creative Commons License Okan kim?