Siteye konulan bazı sorulara yanıt getireceğim bu yazıda. Çok teşekkür ediyorum beni daha detaylı ve anlaşılır yazmaya zorladığınız için.
Siteye ilk defa geliyorsanız lütfen derslerden başlayın yoksa hiç anlamıyacaksınız bu yazıyı.
Tekrar aynı yerden başlayalım. Yazdıklarım görüşlerimdir. Doğru veya yanlış değildir. Beğenirseniz tutun, beğenmezseniz atın. Buna birde şunu ekliyorum. Benle bu konularda münakaşa ederseniz kazanırsınız. Bende sizin bu konularda “bu böyle” dediğiniz şeyle münakaşa edersem kazanırım. Bunun için okuduklarınız sizi bulunduğunuz yerden çıkartıyorsa güzel. Hiçbir değişiklik olmuyorsa sizde (içinizde) tıklayın geçin OK!
İnsan oğlu hayatını üç dünyada yaşıyor. “BEN – OLMAK Dünyası”, “YAPMAK Dünyası” ve “ELDE ETMEK Dünyası.” Şöyle bir inancımız var; Eğer ben şunu… şunu YAPARSAM şunu.. şunu ELDE EDERİM ve BEN MUTLU OLURUM. Birde şöyle inancımız var; Eğer ben şunları ELDE EDERSEM… şunları YAPABİLİRİM ve BEN MUTLU OLURUM. Örnekler veriyim. Çok çalışırsam (YAPMAK), çok para kazanırım (ELDE ETMEK) ve çok mutlu olurum (BEN – OLMAK). Öbür görüste şöyle; Çok param olursa (ELDE ETMEK), istediğim şeyi istediğim zaman yaparım (YAPMAK) ve mutlu olurum (BEN – OLMAK).
Burda büyük hatalar var. Dünyamızda bugün Bilim bize bir düşünce tarzı vermiş durumda. Fizikte Etki-Tepki dediğimiz bir olay var. Yani ben bardağı elinden bırakırsam yere düşer. Bu garanti, Fiziki dünyada insan oğlunun eriştiği bir yer var. Ve fizik kanunları garantili çalışıyor. Aya bile götürdü bizi. Biz iç dünyamızında ve inslarla olan ilişkilerimizdede çalışacak teoremler aramakla meşgulüz. Çok kötü bir haberim var. Kendinizin dişinda insan aleminde hiç birşeyi değistiremiyeceksiniz. Çünkü etki tepki çalışmıyor insanların aleminde.
Sorularınızdan örnekler:
“Anneme karsı kızgınım, cunku cocukluktan berı benı ıhmal ettı… “
Anneniz sizin yaratacağınız bir mucizeden sonra sizden özür dilemiyecek. Annenizi değiştiremiyeceksiniz.
“Is arkadasıma gıcık oluyorum cunku az ıs yapıp cok yapıyormus gıbı satmaya calısıyor….”
İş arakadaşıınızı bir mucizeden sonra çok iş yapan mutevazi birisi haline getiremiyecksiniz.
“Peki bir insan kayın valdesiyle problem yaşıyorsa-şikayet etmek yerine bu ilişkinin sorumluluğunu almaktan bahsetmişsiniz örneğin- ne yapması gerekiyor?”
Kayınvaldenizi bir mucizeden sonra sizin istediniz bir insan haline getiremiyeceksiniz.
Bu örnekleri yukardaki BEN – OLMAK, YAPMAK ve ELDE ETMEK mantığına getirelim. Eğer ben şunları YAPARSAM, annem düzgün bir insan olur ELDE EDERİM annemi istediğim şekilde ve mutlu olurum (BEN -OLMAK). Yada kayınvaldem şöyle olsa (ELDE ETMEK) ben şunları şunları YAPABİLİRİM ve mutlu olurum (BEN -OLMAK).
Çok özür diliyorum yok böyle şeyler. İnsanlar bugün başkalarından konuşarak ELDE EDEMEDİKLERİ şeyleri, savaş ve kavgayla, fiziki dünyada hareket edip ELDE ETMEYE çalışıyorlar. Gerçek şu: İki yerde hükmünüz var ve bir yerde yok. “BEN – OLMAK” ve YAPMAK dünyalarında hükmünüz var ama ELDE ETMEK dünyasında hükmünüz yok. Kendinize söz verirsiniz “BEN SEVGİ dolu bir BEN olacam kayınvaldeme karşı ve bu “BEN”liğin verdiği YAPMALARI yapıcam.” dersiniz ama kayınvaldenizin değişip değişmiyeceğine hüküm edemezsiniz. Hayat boyu verdiğiniz sözle yaşarsınız, kayıvaldeniz belki birgün değişir belkide değişmez. ELDE ETMEK dünyasında hükmünüz yok.
İnsan oğlu hep zamanını YAPMAK ve ELDE ETMEK dünyalarında geçiriyor bende diyorumki BEN – OLMAK dünyasında geçirin diyorum. Çünkü YAPMAK dünyası BEN – OLMAK dünyasından yaratılıyor. ELDE ETMEK dünyasında hiçbir hükmünüz yok. Beklentiyle ELDE ETMEK dünyasında yaşamak mutsuzluk. İnsan aleminde GARANTİ yok. Fiziki alemde GARANTİ var. Çok basit.
Şimdi bu BEN-OLMAK dünyasından biraz derinden girelim. Örnek veriyorum. Nikah memurunun önüne çıktınız, dediki “sizi karı koca ilan ediyorum” o andan itibaren bir BEN-OLMAK ilan edildi ve kapanan YAPMALAR var birde açılan YAPMALAR var. İkinci örnek. Hakim dediki “üç sene hapis” o andan itibaren BEN-OLMAK ilan edildi ve kapanan YAPMALAR var birde açılan YAPMALAR var. Tabi birşeyi ilan etmek için o diyarda otoriteniz olması lazım. Ben kimseyi karı koca ilan edemem. Soruyorum size, sizin dünyanızda nasıl OLACAĞINIZI ilan etme yetkisi kimde????? Tabiki sizde. Ben kayınvaldemi seven bir insanım demek sizin hükmünüzde.
Gelelim bu “GERÇEK HAYATTA NASIL UYGULANACAK?” sorusuna. Tabi ortada yalancı bir hayat yok
ama soruyu anlıyorum. Diyelimki ben kayınvaldeme doğru SEVGI DOLU bir insan olucam ilanını yaptım, kendisine söyledim… Bir gün kayınvaldem gene karıştı birşeye ve benim kafamdan geçen düşünceler “bak gene yapıyor.. okadarda güzel konuşmustuk ve aylardır hep güzel davranıyorum… dayanamıyorum artık….böyle yapmamalı bu kadın….” İşte sizlerin sorusu burda. Nasıl mutlu olabilirim böyle bir durumda? Nasil değiştebilirim bu durumu? Sizi hayat boyu düşüncelerinizle antremana davet ediyorum. Siz duygularınız değilsiniz dedim ya.. Siz kafanızdaki seslerde değilsiniz. Siz bu düşünceler değilsiniz. Sizin “BEN”liğiniz verdiğiniz söz. Bu düşüncelerin kafanızda oluşmasa ortada problem yok. Yani kafanızdan geçen bir düşünceyi(yorumu) alıp, kafanızda sahte seyahatlere çıkıyorsunuz ve buna izin veriyorsunuz. Anlık yorumlarınızla verdiğiniz sözden dönüyorsunuz. Bu düşünceler olmıyacak demiyorum. Ama bu düşünceler geldiği zaman kendi kendinize “teşekkür ederim fikrine ama benin verdiğim söz başka” diyebilirsiniz. Bu bir antreman. Yaptığınız müddetçe gücünüz ve hürriyetiniz sizde ve zaman içinde (tecrübemden söylüyorum) okadar kedinize dönük olan “BEN”iniz yüceleceki, yepyeni şeyler göreceksiniz hem kendinizde, hem kayınvaldenizde. Ve mutluluğu dışarda aramıyacaksınız artık. Kayınvaldeniz hiç değişmeyebilir ama siz yüce bir insan olarak kalacaksınız, “BEN”liğinize verdiğiniz sözden yaşadığınız için.
“BEN” böyle olacam ilanı işleri kolaylaştırmıyacak. Hatta çok daha zorlaştıracak. Kendinizin ne mal olduğunu göreceksiniz. “BEN”lerinizle antremana gireceksiniz. Tabi seçenekleriniz var. Bildiğiniz gibi yaşamak(haklı bir kurban olarak), bir cevap aramak, “uzman”lardan YAPMA dünyasındaki metodlar öğrenmek…. bunlar hep seçenekler. Seçenek çok…boşanabilirsiniz, kayınvaldenizi kovarsınız, kaçarsınız…..
İlişkilerinizde mutluluk yaratmaktan sorumlu ilan edin diyorum kendinizi. Mutluluk yaratmaktan sorumlu olmak, mutluluk yaratmayı garantilemiyor. Garanti ettiğiniz tek şey mutluluk yaratan bir insan olmaktan hareket etmek. Mutluluk olur veya olmıyabilir. Ama sizin içinizde yücelme olacak ordan hareket ettiğinizde. Neden ordan hareket ediyorsunuz? Sadece söz verdiğiniz için. Devamlı ordan hareket ediyorsunuz… devamlı… devamlı…. devamlı….
Bakın birde şuna dikkat edin, hep bir tamiratla meşgulüz. Yani YAPMALARIMIZ hep bozuğu düzeltmek için. Yaratan insan olmak gelecekten yaşamak. Bozuğu tamir etmek geçmişten yaşamak. Bunu eklemek istedim buraya. Yaratmaya sözü olan bir insanın dünyası, tamir etmekle uğraşan bir insandan çokdaha değişik. Bunun hakkında sonra yazıcam.
Birkaç soru daha var onlara bakalım:
“Geçmişte olanları unutup tamam ben affediyorum demek ise çözümünüz, bunu yapmak söylemekten çok ama çok daha zor.”
Bakın insanların hikayeleri çok. Çocuğunu öldüren bir katili affeden anne var bu dünyada. Yani affedilinebiliyor her türlü hata. Ve çoğu durum bu örnek kadar şiddetli değil, ama örneğin olması, olabiliri gösteriyor. O insanla sizin aranızdaki fark ne? Üç Şarlatan yazısında yazdığım şeyi söylüyorum burda. Haklı bir kurban olmak sizi besliyor. Haklı bir kurbanı oynamak güzel geliyor. Birisini affedinde demiycem. Tutunduğunuz şeyi bırakın diycem. Birde çok basit bir sorum var. Geçmiş nerde? Parmağınızla gösterebilirmisiniz. Yok geçmişdiye bir şey. Sizin kafanızda takılı duran birşey o geçmiş. Fiziki dünyanızda bir geçmiş yok. kafanızda var sadece, ve siz onu canlı tutup besliyorsunuz düşünce ve konuşmalarınızla. Ve geleceğide bu kafanınzdaki geçmiş yüzünden kitliyorsunuz. Tutunduğunuz neyse bırakın lütfen. Bunuda bir antreman haline getirin.
“..o yazida ornegin anneme kizmamaliyim diyorsam ve ona buna ragmen kiziyorsam icimdeki bu meli maliyi degistirip ona kizmayi normal sayabilirim. ama o zaman da anneme karsi olan BEN sorunlu kalmis olur, sizin bu yazinizda ise o iliskinin sorumlulugunu alin ve cozun eger bir problem varsa diyorsaniz..
Özür diliyorum bunu pek anlamadım ama ben yazıyım belki cevabı vermiş olurum. Meli Malı yazısında söylediğim şey, meli malı’yla ilişkinizi değiştirmek. Yani siz meli’niz malı’nızdan ağzınızı açıyorsunuz, hareket ediyorsunuz. Meli malı’nın yarattığı “BEN”den. Yani kızgınlığınızdan. Hareket edeceğiniz yer meli malı’nın yarattığı yer değil, kızgınlığınızı kabul etmek annenize kızgın davranmayı OK yapmak değil. Annenize ona karşı BEN sözünüz neyse ordan davranın. İçinizde hep bir meli malı gezinicek zaten duygular olacak ama verdiğiniz söz ne? Buda tabi antreman.
Okuduğunuz için teşekkürler.



merhaba sitenizi bugun keşfettim kesinlikle takip edicem
[...] HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİREMEYECEKSİNİZ, “Geçmiş nerde? Parmağınızla gösterebilirmisiniz. Yok geçmiş diye bir şey. Sizin kafanızda takılı duran birşey o geçmiş. Fiziki dünyanızda bir geçmiş yok. kafanızda var sadece, ve siz onu canlı tutup besliyorsunuz düşünce ve konuşmalarınızla. Ve geleceğide bu kafanınzdaki geçmiş yüzünden kitliyorsunuz. Tutunduğunuz neyse bırakın lütfen” seni dinledim üstad, geçmişte takılı kaldığım olay,düşünce her ne varsa saldım gitti, arada pörtlüyo, hemen kendime verdiğim sözü hatırlıyorum, gülümsüyorum [...]
insanları değiştiremeyeceğiz doğru buna inanıyorum ama yine de değiştirmek için buyuk çaba harcıyorum hala .. peki ama ne yapmalı o insanı oyle kabul edemiyorsam ve bırakıpta gidemiyorsam bn mi değişmeliyim ?siteyi yeni keşfettim ve tüm sorularımın cevabı var …bnm gibi olan ne kadar çok insan varmış bilmiyordum..mutsuzluk dediğimiz olaylarımız farklı ama hissttiklerimiz aynı o yuzden bu site sanırım bu kadar samımı .. size teşekkür ederim..
mrb sitenizi bugun keşfettim yazılarınızın çoğunu okudum
gerçekten çok güzeller:)
şu an bile daha mutlu hissediyorum teşekkürler
Candan ÖZ teşekkürler yazıpta beni tekrar uyardığın için. Yazıyorum hemde şimdi.