Ah o Duygular Yokmu o Duygular

sizler“ey güzel yazar iyi güzel konuşuyorsun ben kendimle barıştım dünyaya kürt olarak atıldım belki halim daha kötü olabilirdi diyorum mutlu olmaya çalışıyorum sen bunu kendini benden üstün görenlere anlatabilirmisin peki ya deli gibi sevdiğim çocuğa anlatabilirmisin ben anlatamadım”

Demet diyelim, yazmış bu sözleri. Hazırmıyız :)

“ben kendimle barıştım dünyaya kürt olarak atıldım belki halim daha kötü olabilirdi diyorum mutlu olmaya çalışıyorum sen bunu kendini benden üstün görenlere anlatabilirmisin

Hemen söyliyim yazdıklarım sadece görüşlerimdir, beğenirsen tut, beğenmezsen at. Bunlar benim filozofime aittir sadece.

Demet, “beterin beteri vardır” olayı varya, gene insanı “beterde” bırakıyor. Nezaman nerden uydurdun dünyaya şu veya bu şekilde atılmış olmanın diğer atılmiş şekillerden daha iyi veya daha kötü olduğunu? İçine atıldığın dilin içinde yaşıyan “şunlar iyidir, bunlar kötüdür” geçmişte yaratılmış hala canlı konuşmalar olabilir ama evrende iyi veya kötü yok, dilde yaşayan kavramlar bunlar, lütfen neyin iyi neyin kötü olduğuna kendin karar ver. Sende toplumsun. Bugün Mevlanın Türk yada Arap yada Kürt yada İranlı olması farkedermi. İnsan olarak yücelmek belli bir dine, meshebe, ülkeye, ırka, yere atılmayı gerektirmiyor. Gör bunu lütfen. Diyorumki yücelik herkeze açık ve herkezde yüceliği başkasında görme antenleri var, seni yüce görmiyenlerle uğraşmak istiyorsan uğraş. Uğraşmak istemiyorsanda uğraşma. Başka insanları değiştirmeyi kendine bir hayat işi olarak iş edinirsin, ona göre bir hayatın olur, iş edinmezsende ona göre bir hayatın olur. Soru şu; ne istiyorsun? Hiç bir şey kendiliğinden değişmiyecek. Ama oturup sadece şikayet edersen mutsuzsun bunu bil.

“mutlu olmaya çalışıyorum”

Mutlu olmaya çalışmak yok. Çalıştıkca kaçar o, hep kovalarsın ömür biter. Mutluluk erişilecek bir yer değildir hiçbir zaman. “Ben mutluyum” bir ilandır, başlanacak bir yerdir. En büyük hatamız mutlu olmayı bir duygu olarak görmek. İyi duyguların peşinde insan oğlu. İstediklerimizi elde ettiğimizde hisedeceğimizi sandığımız duyguların peşindeyiz. Bu büyük bir tuzak. Çünkü duygular hep geçici. Bu gün “ben seni seviyorum çok mutluyum” diyen yarın kızıp gidiyor. Ne oluyor o duygulara? Duygulardan ve duygu için yaşamak insanın hayatını çalıştırmıyor. Hep geçici onlar.

“peki ya deli gibi sevdiğim çocuğa anlatabilirmisin ben anlatamadım”

Burda duygu olayına biraz daha girelim. Soru; sen duygunmusun? Yani nasıl “ben aşığım, ben mutluyum, ben üzgünüm, ben kızgının diyoruz. Bende soruyorum, sen duygularınmısın? Tabiki değilsin, çünkü bugün kızgın, yarın üzgünsün. O zaman sevdiğin kişi seni geri sevmiyorsa kötü bir duygu olacak sende ama sen o duygu değilsin. Peki, sen kimsin ozaman? İşte bu soruya cevap verdiğin an, duygularını sadece duygu olarak yaşıyıp her duyguda mutluluğu bulacaksın. Üzülsende mutlusun, çile çeksende mutlusun, kanser olsanda mutlusun, o çocukdan ilgi görmeyince kalbin param parçayken bile mutlusun. Radikal değilmi? Gücünü hiçbirşeye teslim etme, hele hele duygularına asla. İnsan oğlunun kendi duygularıyla bir ilişkiye girmesi gerektiğini düşünüyorum hisetme demiyorum, duygulardan kaçda demiyorum. Duygularımız biz değiliz diyorum.

Sevgi konusunda şunu bir oku derim.

Okuduğun için teşekkürler. Kızdıysan o bir duygu geçer. Amacım hep insanları düsündürmek ve “şuraya bakarmısın” demek. Kafan soruyla doluysan ne mutlu. Senin dışında cevap yok. Cevaplar hep içerde. Ve bulunacak cevapda yok, yaratılacak cevaplar var. İşte insanın gücü bu yaratıcılığın içinde yatıyor, herkezdede var.

37 Responses to Ah o Duygular Yokmu o Duygular
  1. HABİBE= BURAK
    Kasım 16, 2011 | 12:14 am

    SLM YORUMLARİNİZİN BİRÇOĞUNU OKUDUM MUTLULUK ÇOK UZAĞIMIZDA DEĞİL ASLINDA İÇİMİZDE OLAN BELKİDE EN COŞKULU DUYGUMUZ.AMA ÖNEMLİ OLAN BU DUYGUYU FARKETMEK VE KARAMSARLIĞA DÜŞMEMEK.EVET BUNU SÖYLÜYORUM AMA SAKİN GÜLMEYİN BANA.BİR ZAMANLAR BENDE OYLEYDİM TAAA Kİ KARŞİMA İÇİMDEKİ MUTLULUĞU FARKETTİRECEK SEVDİĞİM İNSAN ÇİKANA KADAR.İSTE BEN SEVDİĞİMİ ANLATABİLİRİM ÇÜNKİ…….

  2. Okan
    Mart 30, 2009 | 11:29 pm

    fatoş teşekkürler yazdığın için. Yaşananları unutmıyacaksında onlara verdiğin anlamları değiştirmek elinde… Şöyle bir örüş sunayım "yaşananlar" hakkında:

    Olan oldu ama milyan tane olmıyanda olmadı… Yani bambaşka milyar şey olabilirdi onlar olmadı, tek bu olan oldu…. ozaman gereken olmadımı… Olanların anlamı yok… olmıyanlarında anlamı yok. Sen vereceksin anlamı olanlara… Bu tek olana nasıl bir anlam vermelisinki güçlü bir yerden yaşıyabilesin..

    Siteyi çalış lütfen. Sorun olursa yaz gene.

  3. fatoş
    Mart 30, 2009 | 10:25 pm

    bide yaşananları unutabilirsek yada tekrar yaşamak gibi bi şansımız olsaydı

  4. Okan
    Mart 14, 2009 | 10:31 am

    Demet diyelim, teşekkür ediyorum kendinle uğraştığın için… "keşke"lerina dikkat et.. Dünyayı değiştirmek istiyorsan başla derim… herşeyde kedimizi sorumlu ilan edebiliriz… bu demek değildirki dünya değişicek ama daha iyi olabilir eğer Demet böyle bir ilan yapıp harekete geçerse.

  5. demet diyelim
    Mart 12, 2009 | 1:50 am

    daha önce yaptığım yorumu değerlendirip yazdığınız için size teşekkür ederim ve artık ben mutlu olmaya calışmıyorum çünkü mutluyum.aslında bende tıpkı senin gibi düşünüyorum.artık başkalarının ne dediği beni pek ilgilendirmiyor.önemli olan benim kendimi nerde gördüğüm.çünkü bir ben daha yok dünyada benim için.keşke dünyayı değiştirebilseydik ve daha yaşanılası bir duruma getirseydik.sağ ol üstad

  6. Okan
    Şubat 7, 2009 | 1:01 am

    Hülya, teşekkürler yazdığın için. Bir şey gördün, siteye gelenlere olan yazılarımda "içtenlikle kabul edici" yazmışsın. Bu kendime verdiğim BENlik sözünden kaynaklanan bir antreman… kafamdan sıradan laflar geçmiyor diyemem. Ama BENliğime verdiğim sözden diyaloğa giriyorum, kafamdaki seslerden değil. İnsan belli bir süre bu antremana devam ederse, başka insanlar hakkında kafada gezen sesler azalıyor ve önemini yitiriyor… Umarım siteyi okursun ve paylaşırsın.

  7. hülya
    Şubat 6, 2009 | 6:23 am

    okan yazılarını çok beğendim.üslubun oldukça kibar.gelen tüm yazılara içtenlikle kabul edici tarzla cevap yazmana hayran kaldım.kolay gelsin :)

  8. zeynep
    Şubat 4, 2009 | 1:32 pm

    hiç sevilmeden nasıl sevebilir ki insan insanlar sevgiye aç siz sevilmeden sevin diyosunz nereye kadar hiç sevilmeden sevmek söylermisiniz dünyada var mı böyle bi canlı sevilmeden ömür boyu sevebilen ve sevilmemesine rağmen herşeyini feda edebilen tamam eder tamam sever ama biyerde ya ben neyapıyorum der anne babaya gelince tabiki onalr neyaparsa yapsın anne ve babadır bu bile sonsuza kadar onlara saygı duymaya yeterli ama sevgi bu farklı bişey sevilmeden nereye kadar sevebilr bu tartışılır bi heykel düşünün ona şekil veren heykeltraştır kolunu yapmazsa kolu olmaz elini yapmazsa eli olmaz ona şekil vercek olan kişi bellidir daha sonrasında heykeltrş heykeline bunun niye eli yok diyebilr mi diyemez cocukta öyle bi bebek düşünün dünyaya geliyo savunmasız herşeyden bihaber heykeltraşın heykeline şekil verdiği gibi cocuğa şekil verende anne babadır cocuğu sevgisiz büyütüp sevgisiz yetişritip daha sonra ondan sevgi beklemek nekadar doğru soruyorum size ve o cocuk bunu denesede yani sevmeyi nekadar başarılı olur kolsuz heykelin kolu varmış gibi hareket ettirilmeye çalışılması gibi bi durum olur konu sevgiyse cimri olmycan cocuğuna karşı ilk öğretceğin şey sevmek olmalı bakın ozaman pskolojisi bozuk mutsuz cocuklar oluyomu

  9. Okan
    Şubat 4, 2009 | 6:25 am

    Zeynep teşekkür ediyorum yazdığın için. Burdaki yazılar sadece benim görüşlerim, doğru veya yanlış değil. İstersen tut istersen tıkla geç. Şunu ekliyim… Yazdığın "bu böyledir" dediğin hiç bir şeye katılmıyorum :) Ama herkezin "bu benim için böyledir"lerine hürmetim var. Kuvvetli görüşlerin var… tebrikler.

  10. zeynep
    Şubat 3, 2009 | 1:58 pm

    sitenizi şans eseri gördüm bişey sorcam genelde böyle cok akıl verenler yani herşeye olumlu tarafından bakmamızı söyleyen insanlar bizden daha mutsuzdurlar bence kendilerini mutlu etmek için başkalarının mutsuzlugunu ele alır araştırır nasıl mutlu olablceğine dair bir sürü şey yazar söyler kkitaplardan alıntılar yapar filozofları katar işin içine kaldı ki ben filozoflarn dedklerinide saçma bulurum aslında cok net söylencek şeyi dolambaçlı yollarla ifade ederler ve bizde onları düşünür ilan ederiz vay be neler söylüyo deriz komik yani coğumuz bende dahil anlamayız bile ne anlatmaya çalıştıklarını gelelim konumuza mutluluk diye tutturmuşnz siteyi az cok inceledim benim mutluluk tarifim herkesin bi tarifi varya karşıyı oldugu gibi kabul edebilen ve kendini oldugu gibi kabul eden her türlü kompleksinden arınmış insanlara yardım etmek için uğraş veren ama kendi egolarını tatmin etmek için yapılan yardımlardan bahsetmiyorm gercek olan hakiki olan aklından o an yardım etmekten başka bi duygu geçirmeyen insanlrdan bashediyrm görünüş olarak desinler diye kendini tatmn etmek için yapılan yardımlar tabiki mutlu etmez insanı mutlulugu yani mutluluk budur bence ama işte zor karşıyı oldugu gibi kabul etcen tüm komplekslerinden arıncan cok uzattım afrkındayım zaman ayırıp okuduysanz teşekkür ederim kendinize iyi bakın mutlu kalın:)

  11. zeynep
    Şubat 3, 2009 | 1:37 pm

    ya bırakın sonuçta onları hissedende biziz demi nefret aşk sevgi bunlar dışardan izlediğimz duygular değilki siz onlar değilsinz diyebiliyosunz hangi duyguyu yaşıyosa o an insanoğlu bence o oluyo tamam gelip geçicidir yada kalıcıdır bu tartışılır ama o an için aşk oluyosun nefret oluyosn o duyguya bürünüyosun ama daha az acı cekmek için mantıklı bi yöntem aslında yok yani geçici duygular geldiği gibide giderler üzülmeye gerek yok diyip kendini rahatlatabilene helel olsun diyorum:)

  12. damla
    Aralık 5, 2008 | 11:59 am

    asıl tskkur ben ederım bosverr uzulmeınn ben cabalıcam pes etmıorum bence bu en buyuk ugras ama nese

Leave a Reply

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes