Siz kimsiniz?

sizkimsinizBu yazıyı okumadan önce lütfen “Hep hazırda dinleyiş” yazısını okuyun

İnsanın birde kendisini – Hep hazırda dinleyiş- şekilleri var, bunlarda geri planda çalışıp, beni ben yapıyor, hani “ben şöyleyim, böyleyim” diyoruzya işte onlarda kendimizi – Hep hazırda dinleyiş – imiz. Ben akıllyım, tembelim, çalışkanım, korkağım gibi… Peki bunlar nerden geldi, benim kendimi bu dinleyişlerim nasıl yaratıldı, ben seçtimmi bunları yoksa kendimin şöyle yada böyle olduğumu büyüdükçemi keşfettim? Kendime olan bütün dinleyişlerimin farkındamıyım ben? Bunları değiştirebilirmiyim?

Bir bakalım. Kendimden örnekler veriyorum:

Birinci sınıftayım, ilkdefa bir arkadaşım var, adı Murat. Hergün Murat’la okulun bahçesinde oynuyoruz, okadar mutluyumki anlatamam. Murat la beraberiz hergün, mutluluktan uçuyorum. Bir gün okulda, ders arasında, ben okulun bahçesine Murat’tan biraz geç çıkıyorum oynamak için, onunla oynuyacağım diye heyecanlıyım, bahçeye çıkdığımda Murat’ın başka bir çocukla oynadığını görüyorum ve o anda dona kalıyorum, yanlarına gidemiyorum onları uzaktan seyrederken kafamdan şunlar geçiyor; “Murat’ın bana ihtiyacı yok oynamak için, bensizde mutlu, kendimi böyle hissetmek istemiyorum” ve o anda bir karar alıyorum kendi kendime “Ben sevilen bir ınsan olacağım.” Ama o anda aldığım bu kararın farkında bile değilim, hatta geçen senelerde o olayı bile unutuyorum ve sadece kendimi hep kibar, can yakamayan, insanları mutlu etmeye çalışan birisi olarak tanıyorum, ve böylece kendimi -Hep hazırda dinleyiş -lerimden birtanesi yerine oturmuş oluyor.

Beşinci sınıftayım, babamla matematik çalışıyoruz, ertesi gün imtahanım var, babam haberleri dinliyor salonda bende bana hazırladığı matematik sorularını odamda çözüp tekrar tekrar ona soru hazırlattırıyorum, bütün akşam böyle geçiyor, kendimi muhteşem hissediyorum, hazırım. Ertesi gün imtahana giriyorum ve çok iyi yaptığımdan eminim, notlar dağıtıldığında bakıyorumki sıfır almışım, o anda kendi kendime diyorumki “Ben akıllı birisi değilim, benim herkezden çok çalışmam lazım.” Ve böylelikle birtane daha – Hep hazırda dinleyiş – yerine oturuyor. İlerliyen seneler içerisinde, lisede, üniversitede ve hatta iş hayatımda, herşey için yeteri kadar hazırlanamadığımı hissediyorum, gene belli bir zaman sonra benim bu – Hep hazırda dinleyiş – i yarattığımı unutuyorum sadece ve sadece kendimi tamamen hazır olamayan, ve çok hazırlanması gereken bir insan olarak biliyorum.

Insanın hayatında, yirmi yaşlarına gelmeden buna benzer üç, dört olay oluyor ve böylelikle “Bu benim” dediğimiz kişi yaratılıyor. Tabi bu dinleyişler içerisinde hayatımda yapabileceğim ve yapamıyacağım hareketlerde tamamen belirlenmiş oluyor. Yani benim dünyam belirlenmiş oluyor.

İnsanın bu hali onun mutluluğunu kısıtlıyor. Çünku kendimizle olan uğraşımızda; ben niye böyleyim? Ben niye şöyle olamıyorum? soruları çıkıyor karşımıza.

İlginç durum. Şöyle bir görüş sunuyorum: Ya ayağınızın altındaki yer gibi kabul edin bu hallerinizi, yada kendinizle uğraşmayı mutluluk ilan edin.

Altıncı ders.

Yorumlar

  1. Işıl İdil kaan :

    Okan Abicim geceyi tüm siteyi okumaya adadım.Seninle sohbet her zaman büyük zevktir😀.Okul zamanında bende fizikten O almıştım.Bir sonrakinden 10 aldım(çok çalışarak)fiziği halen çok severim.Hiçbir duygu hayatın sonuna kadar taşınmaz.Taşınırsa adı bence”Yük” olur.sevgiler😀

  2. bende küçüklügümden beri biraz fazla ölüm acısı tadan biriyim terk edilmek, önemsenmemek ,duygu ve düşünceleri işgal edilmiş bir insanım bu öyle bir işgalki o işgal devletini kendi ülkemden kovmak için sivillere saldırıyorum sanırım ben kimseye güvenileceğine inanmıyorum gözlerimin içine bakanı o anda parçaladıgimi hayal ediyorum . ben bana yaklaşan herşeyi tehlikeli ve yenilmeli görüyorum ve bunu değiştiremiyorum

  3. Yazılar güzel ama o kadar çok imla hatası var ki dikkatim dağılıyor!!

  4. merhaba yazınız benı coketkıledı hepsını okuduktan sonra yorumyazmakıstıyordum ama bekleyemedım aynı ilkokul arkadasınız murat durumundakı olayın bendekı sonucu farklı oldu demekki kimsenın gözunde degerlidegılım dıye dusundum ve bende bu hıssı bırdahayasamamak için kimseye vazgecılımez gözuyle bakmadım ve deger vermedım hemde hayatımdakı kımseye ama bunun farkına yazınızı okuyunca vardım ve bu deger vermedıklerıme kendı dunyayagetırdıgım cocuklarımda dahıl kendıme ve yakınımdakı herkese üzülüyorum ama bu hissidegiştiremiyorumbeni sevmedıklerını düşünüyorum

  5. ben niye boyleyim ben neden soyle olamıyorum u hep sormusumdur kendime ve gittikce moralim bozuluyor bunu yaptıkca ve bi çare bulamıyorum

  6. kendimi keşfediyorum

  7. sevgili okan bey,paylaştıklarınız için teşekkürler öncelikle.buraya kadar okuduklarımdan genel olrak bahsettiklerinz aslında hepimizin farkında olduğumuz durumlar.ama soruyorum harekete nasıl geeceğiz.yani gü güne kadar oluşturduğumuz kendimiz ve hayata bakışımızla ilgili önyargılardan ve olumsuzk-luklardan nasıl kurulacağız???????

  8. Evet. Kabullenmek mutluluktur.

    Mutluluk istersen Kanaat yeter.

    Kanaat de bir nevi kabullenmedir.

  9. ışıl_20 teşekkürler yazdığın için… ne güzel olur uyanmak o saplı kaldığımızı bilmediğimiz yerlerden çıkmak… umarım okursun siteyi ve paylaşırsın.

  10. Deniz teşekkürler yazdığın için. Siteyi tam çalıştığını sanmıyorum. Lütfen çalış ve okudukların hakkında düşün, yaz hatta. Sorun olursada gel yaz bana. Yukardaki yazında masalın var ama sorduğun bir soru yok. Şöyle bir şey sorayım… Senin hayatını senden daha iyi kim yaşıyabilir? Bir düşün derim.

  11. :)aman allahım ben beni okudugum seylerde bulmaya calişirken su site BOMBA etkisi yaptı resmen özellıkle su donemımde.hazır dınleyıs ne buyuk bir seeymıs meger hayatımı benım dınleyıslerım yurutuyormus bende sımdıye kadr hep pozıtıf dusunce dıye baktım :)ve gercekten cok dogru ya sımdı soyle dusunuyorumda okulda populer cok sevılen delı dolu bırı vardı ve ben hep onunla arkadas olmak ıstemıstım ve suan onunla dostlukdan ote bır durumdayız:)işte hazır dınleyısımın gerceklestıgı ilk olay.okan abi 5 senedır ankaarada oğretmenlık okumak istedım şimdi ise işletme okuyorum ve bu yıl öss yıne gırecegım içimde hala bır ankara var ve sizin bu yazınızı okudukdan sonra soyle dusundum ben bu hazır dınleyısımı taa orta okuldan beri surduruyorum şimdi gerceklestıırmek için tek bir adım goruyorum hanı bazen sadece o adımı atacakken pes ederler ya yılmadım ve oyle inanıyorum kı ankarada istedıgım bir bolum okuyacagım bekle benı hazır dinleyişim :)) beklee :))

  12. Öncelikle size teşekkür etmem lazım bu konuyla ilgilendiğiniz için gördüğüm kadarıyla bu tür sorunlar çoğu kişide yaşanıyo. bende de öye =)=)hazırda dinleyiş şekillerinden hepsi var ne yazıkki bende hatta okuduğumda şok oldumm aynı cümlelerr … hayatta önem verdiğim şeylerden hep darbe yedim şimdiye kadar insanlara kendimden fazla değer verdim kırıldım ağladım şimdi ise okul derslerim içinn ben ancak çok çalışırsam yaparım diğerlerinden daha çok çalışmam gerek diyip durdum sanki kendimi cezalandırıyormuşçasına çok çalıştım ve iyi bi anadolu lisesi kazandım malum sınavlar çok zorladı çalışmama rağmen notlar kötü gelince kendime kızdım yapamıyorum bişey diyip durdum arkadaşlarıma baktım neyim eksikki benim onlardan dedim şimdi son sınıftayım 4 sene nasıl geçti bilmiyorum o eski ben gitgite değişiyo sanki herşeyimi bu seferde üniversiteye atıp düzelicek diye bakıyorum şimdide ama geçen zamana baktığımda kendimi ne kadar yıpratmışım farkında değilim hep neler yapamadığımı görüyorum ama hiç neler yapabildiğime bakmıyorum çünkü bende krıter olmuş dershane denemeleri ve okul notları bu kadar hayatım bunla sınırlıymış gibi davranıyorum (hoş bu sınav sisteminden nasıl başka şey düşünebilirimki)kendime güvenim azaldı halbuki çok iyi biliyorum başarabilirim yapabilirim ne yazıkki mutluluğumuda bunlara bağlamışım ben halbuki hayatta önemli olan ne kadar çok şey var. bu yanlış düşüncelerimin hepsinin farkında olmama rağmen değişemedim ne yazıkki ne bu halimi kabullenebiliyorum nede yaptığım çabalar beni mutlu ediyo anlıycağınız tam orta noktadayım MUTSUZLUK (kusura bakmayın çok uzun oldu ama bu insan piskolojisi sayfalara sığmıyo malesef =)=) )

  13. Filiz anlıyorum…. Hayatta insan için enzor şey, benimde hep antreman halinde olduğum yer… "başkalarını – yanlış – bozuk – kötü * yapmamak. Onlara kendi yanlışlıklarını bile gösterirken insan gene istemeden yapıyor başkasını – yanlış – bozuk – kötü – yapıyor… Onun için insanları kendi hallerinde bırakmak benim seçtiğim bir yol… Herkes başka seçebilir tabi. Emelim aramızdaki mesafeyi ben yaratmıyım.

Yorum Koyun