Mutsuzluğun 3 Şarlatanı

clownsEvet farkında bile değilsiniz ama bu 3 şarlatan mutluluğunuzu kilitlemiş vaziyette. Yani hayatınızın büyük bir kısmını bu 3 şarlatanla yaşıyorsunuz ama haberiniz bile yok. İşte üç şarlatan: “Ama ben haklıyım.” “Bakın şu halime.” “Ama ben böyleyim” demek. Hepsini teker teker çözeceğiz burda. Hayatınızın neresinde uzun süredir devam eden şikayetleriniz varsa, orda bu üç şarlatandan biri sizi çok güzel kandırıyor ve sizin haberiniz yok. Ama bu gün olacak ve inanamıyacaksınız bu şarlatanlar sizi nasıl kandırıyorlar.

Niye şarlatan diyorum bunlara? Çünkü on planda yaşayıp sizi çok rahatsız ediyormuş gibi görünüyorlar ama arka planda size uyuşturucu oluyorlar, problemlerinizi çözüyorlar. Yani bu kötü durumları hayatınızda istemiyorsunuz ama şarlatanlar onları hayatınızda tutuyor. Şunlara teker teker bir bakalım.

Ama ben haklıyım!!!

En büyük şarlatan. Niye? İnsan oğlu haklı olmayı, sevgiye, mutluluğa, başka insanlarla yakınlığa, hayatta olabilecek her türlü güzelliğe tercih ediyor. Yani etrafta “ben haklıyım” diye gezmeyi ve öyle yaşayıp öyle ölmeyi, bir ilişkiyi düzeltmeye, bir olasalığı gerçekleştirmeye tercih ediyor. Komik değilmi? Bu şarlatanın insana verdiği tek şey “ben haklıyım” dedirtmek ve insanı bu kilidin altında tutmak ve ölene kadar olabilecek güzelliği, mutluluğu önlemek.

Bakın bir hayatınıza, ilişkilerinize. Nerelerde ben haklıyım diye geziniyorsunuz? Nerelerde gidip ona buna o masalınızı anlatıp onlardan “evet abi haklısın”ı duyup o şarlatanı hayatınızda yaşatıyorsunuz? Nekadar müsade edeceksiniz bu şarlatanın hayatınızdaki kontrolüne? Olabilecek güzellikleri mutlulukları öldürmesine nekadar müsade edeceksiniz? Unutmayın bir gün öleceksiniz ve olabilecek güzellikler, mutluluklarda sizle ölecek. “Ben haklıyım” kazanacak. Haklı öleceksiniz ama mutlu değil.

Bakın şu halime!!!

Evet ikinci şarlatan. Gene hayatınızda hep şikayet ettiğiniz yerlere bakın, nerde kurbanı oynuyorsunuz? Nerde acıklı durumdasınız. Nerde masalınızı duyan sizin için ah ediyor. Bu şarlatan çok akıllı. Gene kitlenmiş durumdayız. Etrafta masalımızı anlatarak hayatımızdaki insanlara hükmetmek bu şarlatanın kullandığı uyuşturucu. Ben kurbanım bana bakın, bana yardım edin dedirtiyor bu şarlatan. “Kendini acındırıyor” deriz ya. İşte o bu şarlatanın sihirbazlığı. Hayatınızın nereside başkalarını kendinize acındırıyorsanız, bu şarlatanın uyuşturucusunun etkisı altındasınız; hayatınızdaki insanları kurbanlığınızla hükmediyorsunuz, bundanda zevk alıyorsunuz ama farkında değilsiniz. Tabi bu şarlatanda sizi mutluluk sorumluluğundan uzakta tutuyor. Bu şarlatanda sizin kurban olarak yaşayıp, kurban olarak ölmenizi istiyor. Hayatınızda olabilecek güzelliklerde bu şarlatanın kurbanı olup ölecekler bir gün.

Ama ben böyleyim!!!

Ben yapamam.. ben böyle olduğum için olmaz. vesaire, vesaire.. Bu şarlatan sizi kendinize hep ispatlıyarak çalışıyor. Maksadıda sizi, siz olarak tutup olasalıkları kısıtlayıp, geleceği kilitlemek. Bu şarlatan o kadar kurnazki sizi sadece beğenmediğiniz hallerinizle kısıtlamıyor. Beğendiğiniz hallerinizlede kısıtlıyor. Örneğin, ben presipli bir insanım değip hayatınızdaki olabilecek mutluluklarıda kısıtlıyorsunuz. Prensiplerinizi, olabilecek mutluluklardan daha çok seviyorsunuz ve bu şarlatan size siz olduğınuzu ispatlayıp duruyor. Vazifesi sizi gene kitlemek, geleceği belli bir cizgi içinde tutmak. Sonunda gene olabilecek güzellikler, mutluluklar olmıyacak ve ölecekler sizimle beraber hayatınızın olabilecekleri.

Bütün bu şarlatanların vazifesi sizi sorumluluktan kurtarmak. Sorumluluk zor tabi bu şarlatanlarda sizi besleyip duruyorki sorumluluktan uzak durun. Hayatınızda nerde ben sorumluyum dediniz orda güçlüsünüz. Nerde bu şarlatanlar yaşıyorsada orda gücünüzü teslim ettiniz. Bakın sorumlu yaşayıp ölmek var yada haklı bir kurban olarak yaşayıp ölmek var. Birisi ötekisinden daha iyi veya daha kötü demiyorum. Ama uyanında bir deneyin öbürünü diyorum bakalım ne keşfedeceksiniz mutluluk hakkında.

Yorumlar

  1. Farklı bir bakış açısı kattı yazılarınız.Çok teşekkürler 🙂

  2. Matruşka.. :

    Size çok teşekkür ederim 3 şarlatanı da taşıyorum ve mutsuzluğumun sebebinin bu olduğunu gösterdiniz bana.. Teşekkürler..

  3. Anlatım bozuklukları ve yazım hataları güzel bir yazı olmuş.

  4. hepsini okudum bütün ictenliyimle bu yazıya vakit ayırım yazdığınız için size teşekkür ederim bana bazı çıkmazları gösterdizi cok teşekkür ederim haytta herşeyi bilmek değil herşeyden zevk almak önemliymiş siz bana bunu öğretiniz 😀

  5. çok güzeldi

  6. Lütfen yazdığınız yazılarda Türkçeyi doğru düzgün kullanın. Bazı cümleleriniz anlamını tamamen yitirmiş durumda.

  7. Ya mutsuzluğu getiren en yakınımızdaki insansa ve en yakın olmaya mecbur olduğumuz insansa, o zaman ne yapmalı?

    • umutcan karsal :

      Öyle birşey yok Demet Hanım. Mutluluğunuzu ona bağlarsanız en büyük hatayı yapmış olursunuz. Zaten 7. dersi cidden düşünerek okusaydınız bunun farkına varırdınız.

  8. bir seyler deyisdirmeye calisicam hayatimda.1 ve 7 derslerden ders aldim 🙂

  9. dikkatlice okudum hepsini beklediğim kadar başarılı değildi. ama yine de güzel :). değişiklik olur mu? orasını bilmem bekleyip göreceğiz 🙂

  10. orhan sarıkaya :

    Hooop cıstak cıstak adamın kralısın sen Okan abi baska yok 🙂

  11. Öncelikle yazılarınızı beğenerek okudum. Bu fikirlerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.Ben de sizin anlattığınız tiplerden biriyim aslında. Ben böyleyim mutsuz öleceğim, sürekli depresif davranıyorum. Hayatın her zaman bana adaletsiz davrandığını düşünürüm. Sanki çevremdeki herkes mutluluktan kırılıyor da beni ezmişler hor görmüşler gibi aslında böyle bir sey yok.Bunların hepsi bilinç altımda yatan düşünceler.Bu 7 dersten sonra karar verdim kendimi değiştirmeden başkalarının bana mutluluk vermesini sağlayamam.Önce kendimi bulmam lazım…

  12. ya gerçekten şu ” haklıyım ! ” lafı öyle cok mutlulugu öldürüyor ki.. yazınız insanı kendiyle yüzleştiriyor resmen..tebrikler..

  13. Yazılarınızı gerçekten çok beğendim. Haklı olduğunuz yerler o kadar fazla ki hangisini söylesem bilemedim. Ben de dediğiniz gibi o şarlatanların kölesi oldum galiba ben iyi niyetliyim herkesi dinlerim ben böyleyim derim hep kendime sürekli insanların dertlerini dinlediğim için de kızarım kendime o seni dinliyor mu boşver ama dön dolaş aynı yerdeyim ama bundan sonra hayatı dediğiniz gibi yaşamaya gayret edeceğim. Teşekkür ederim…

  14. Türkçe'yi Katledenleri Nazikçe Uyarma Derneği :) :

    Derslerin çok güzel ; fakat yazılardaki bir çok imla hatası gözüme çarptı. Düzeltirsen mutlu olurum ^^^.

    1.Öncelikle soru eki -mi,-mı ayrı yazılır: “Demezmisin?” değil “Demez misin?”
    2. Bağlaç olan -de ayrı yazılır
    3. Bağlaç olan ki ayrı yazılır
    4.-ya da ayrı yazılır
    5. Dedik ya derken gene ya ayrı yazılır

    İmla hataları dışında yazılarınız gayet güzel 🙂

    • canım benim imlaya değil anlama bak 😉 oku-anla- kendi fantazini ekle 😉

    • sen dilinin kurbanı olmussun sanırım.. burda yazılan yazının anlattığı anlam ve gerçekler yerine yazıyla ilgilenmişşin. insanlar ”tmm” dese nolur ”tamam” dese ne olur? önemli olan ne dediği ve ne demek istediğidir…

  15. cok mutsuzum bu hayat bana cok sıkıcı gelıyo sankı hersey ustume ustume gelıyo sorumluluk almak ıstemıyorum kımseyle ugrasmak ıstemıyorum herkesın lafıyla hareket etmekten bıktım tukendım artık

  16. Bu yazıyı okuduktan sonra çekingen biri olmamın ,asıl sebebinin hep ben böyleyim diyerek cesaretimi kırmam olduğunu öğrendim ,şimdi ise artık buna bir son vereceğim ve yapmak istediklerimi çekinmeden kendimi kısıtlamadan yapacağım , çok teşekkürler bu yazıyı yazdığınız için böylece hayatım yeniden şekillenmiş olacak.

  17. belki de olması gerekeni uyguladığımız da mutsuz oluyoruz.Varsayalım ki eşimiz ya da sevgilimiz bizi aldattı.Onsuzluk bize acı çektirecek, mutlu olacağız diye buna göz yumup onu kendimizle ödüllendirmeye devam mı edeceğiz?

    • Onsuzluk size neden bu kadar aci cektirecem diye dusunmeniz gerekir bu durumda? Neden esinize bu kadar baglisiniz veya bagimlisiniz… ever aldatilmak aci verici, guven kirici bir olaydir ama bu aldatan insanin secimidir ve mutlu olmak istiyorsaniz eger ya bunu bu sekilde kabul edip, onu affedip yasamaya devam edersiniz yada bunun kesinlikle kabul edeme diyorsaniz eger kendinizi bir bakimdan kirip, yenileyip hayatiniza yeni bir yon ve mutlu olacaginiz bir hayat sececeksiniz, kimseden bir sey beklemeden ve kimseye bagli olmadan.

  18. işte ben hep böyle bir yazı bekliyordum ve hepsini yani kendimi yaptıklarımı okudum sanki .uyandım ama yinede öz güven hakkında bana yardımcı olursanız size hep dua ederim .

    • evet ben de özgüven konusunda çok sıkıntılıyım .özgüven nasıl geliştirilir.sonuçta hersey bunun çevresinde gelişiyo ve o olmayınca mutsuzluk oluyo

  19. bencede kendimizi kendimiz yönlendirerek mutsuz oluyoruz fakat doğru düşünce sistemine sahip olup şu kalıplaşmış çemberimizin dışına çıkabilirsek mutsuzluk kavramının bizi yakalaması gerçekten zorlaşıcak.

  20. haklısınız deneyeceğim

  21. mutsuzluk diye bişey yok sadece alışılagelmiş düşüncelerle kendimizi kandırıyoruz bence bu kadar aciz ve değersiz değiliz…

  22. slmlar…aff edersinizde okumadan cevalıyorum bizi mutsuz eden öncelikle dilimiz ve önce dilimizin dünyasını değiştirmekten mi başlamamız gerekiyor sabırsızlıgımı maruz görün…

  23. evt bende mutsuzum hemde bır ınsanın dıbe vurcagı kadar ama cozmek ıcın ugrasıyorum bu surecte sızlanmak sadece benı mahfeder. sorunlar bıtmez muhım olan cozmekte cozemezsek yardım almalı

Yorum Koyun