Mutsuzluğun 3 Şarlatanı

clownsEvet farkında bile değilsiniz ama bu 3 şarlatan mutluluğunuzu kilitlemiş vaziyette. Yani hayatınızın büyük bir kısmını bu 3 şarlatanla yaşıyorsunuz ama haberiniz bile yok. İşte üç şarlatan: “Ama ben haklıyım.” “Bakın şu halime.” “Ama ben böyleyim” demek. Hepsini teker teker çözeceğiz burda. Hayatınızın neresinde uzun süredir devam eden şikayetleriniz varsa, orda bu üç şarlatandan biri sizi çok güzel kandırıyor ve sizin haberiniz yok. Ama bu gün olacak ve inanamıyacaksınız bu şarlatanlar sizi nasıl kandırıyorlar.

Niye şarlatan diyorum bunlara? Çünkü on planda yaşayıp sizi çok rahatsız ediyormuş gibi görünüyorlar ama arka planda size uyuşturucu oluyorlar, problemlerinizi çözüyorlar. Yani bu kötü durumları hayatınızda istemiyorsunuz ama şarlatanlar onları hayatınızda tutuyor. Şunlara teker teker bir bakalım.

Ama ben haklıyım!!!

En büyük şarlatan. Niye? İnsan oğlu haklı olmayı, sevgiye, mutluluğa, başka insanlarla yakınlığa, hayatta olabilecek her türlü güzelliğe tercih ediyor. Yani etrafta “ben haklıyım” diye gezmeyi ve öyle yaşayıp öyle ölmeyi, bir ilişkiyi düzeltmeye, bir olasalığı gerçekleştirmeye tercih ediyor. Komik değilmi? Bu şarlatanın insana verdiği tek şey “ben haklıyım” dedirtmek ve insanı bu kilidin altında tutmak ve ölene kadar olabilecek güzelliği, mutluluğu önlemek.

Bakın bir hayatınıza, ilişkilerinize. Nerelerde ben haklıyım diye geziniyorsunuz? Nerelerde gidip ona buna o masalınızı anlatıp onlardan “evet abi haklısın”ı duyup o şarlatanı hayatınızda yaşatıyorsunuz? Nekadar müsade edeceksiniz bu şarlatanın hayatınızdaki kontrolüne? Olabilecek güzellikleri mutlulukları öldürmesine nekadar müsade edeceksiniz? Unutmayın bir gün öleceksiniz ve olabilecek güzellikler, mutluluklarda sizle ölecek. “Ben haklıyım” kazanacak. Haklı öleceksiniz ama mutlu değil.

Bakın şu halime!!!

Evet ikinci şarlatan. Gene hayatınızda hep şikayet ettiğiniz yerlere bakın, nerde kurbanı oynuyorsunuz? Nerde acıklı durumdasınız. Nerde masalınızı duyan sizin için ah ediyor. Bu şarlatan çok akıllı. Gene kitlenmiş durumdayız. Etrafta masalımızı anlatarak hayatımızdaki insanlara hükmetmek bu şarlatanın kullandığı uyuşturucu. Ben kurbanım bana bakın, bana yardım edin dedirtiyor bu şarlatan. “Kendini acındırıyor” deriz ya. İşte o bu şarlatanın sihirbazlığı. Hayatınızın nereside başkalarını kendinize acındırıyorsanız, bu şarlatanın uyuşturucusunun etkisı altındasınız; hayatınızdaki insanları kurbanlığınızla hükmediyorsunuz, bundanda zevk alıyorsunuz ama farkında değilsiniz. Tabi bu şarlatanda sizi mutluluk sorumluluğundan uzakta tutuyor. Bu şarlatanda sizin kurban olarak yaşayıp, kurban olarak ölmenizi istiyor. Hayatınızda olabilecek güzelliklerde bu şarlatanın kurbanı olup ölecekler bir gün.

Ama ben böyleyim!!!

Ben yapamam.. ben böyle olduğum için olmaz. vesaire, vesaire.. Bu şarlatan sizi kendinize hep ispatlıyarak çalışıyor. Maksadıda sizi, siz olarak tutup olasalıkları kısıtlayıp, geleceği kilitlemek. Bu şarlatan o kadar kurnazki sizi sadece beğenmediğiniz hallerinizle kısıtlamıyor. Beğendiğiniz hallerinizlede kısıtlıyor. Örneğin, ben presipli bir insanım değip hayatınızdaki olabilecek mutluluklarıda kısıtlıyorsunuz. Prensiplerinizi, olabilecek mutluluklardan daha çok seviyorsunuz ve bu şarlatan size siz olduğınuzu ispatlayıp duruyor. Vazifesi sizi gene kitlemek, geleceği belli bir cizgi içinde tutmak. Sonunda gene olabilecek güzellikler, mutluluklar olmıyacak ve ölecekler sizimle beraber hayatınızın olabilecekleri.

Bütün bu şarlatanların vazifesi sizi sorumluluktan kurtarmak. Sorumluluk zor tabi bu şarlatanlarda sizi besleyip duruyorki sorumluluktan uzak durun. Hayatınızda nerde ben sorumluyum dediniz orda güçlüsünüz. Nerde bu şarlatanlar yaşıyorsada orda gücünüzü teslim ettiniz. Bakın sorumlu yaşayıp ölmek var yada haklı bir kurban olarak yaşayıp ölmek var. Birisi ötekisinden daha iyi veya daha kötü demiyorum. Ama uyanında bir deneyin öbürünü diyorum bakalım ne keşfedeceksiniz mutluluk hakkında.

114 Responses to Mutsuzluğun 3 Şarlatanı
  1. leylak
    Kasım 11, 2011 | 5:39 pm

    ben cok mutsuzum ben cok mutsuzum demek yerıne sureklı kendıne su soruyu sor ben nıye mutsuzum ben nıye mutsuzum sonra sor kednıe cozum ne çöz ve huzurlu ol çözemiyorsan mutsuzlugun gecmez ya sonsuza dek bı umutla cozmeye calısıcaksın o surectede buna katlanıcaksın.

  2. Ezgi
    Ekim 26, 2011 | 2:45 pm

    butun yazilarinizi okudum.. ama oyle bir karmasa icinde sunmussunuz ki .. kafasi karisik bizler icin ekstra bir karisikllik oldu kendi adima konusuyorum.. yazdiklariniz, anlattiklariniz tipki beynimizde gelisen seyler bize hukmeden ama bunlardan kurtulmasi yine kendimizde gizli onu biliyorum ama sizin anlatmaya calistiginiz yorumlarla daha bir cikmaza girdim.. Bu varsayimli dusuncelerden yani kendi kendimize beynimizi kapseden dusuncelerden nasil kolaylikla kurtulabiliriz onu aslinda daha boyle bir akici dille anlatsaydiniz daha iyi olucakti .. tqk ler yinede belki coguna yardimci olmustur ama beni bu cikmazdan cikaramadi onu soylemek isterim.. tqk ederim tekrar

  3. ayşe
    Ekim 24, 2011 | 4:10 pm

    Tam mutluyum, evet artık güzel gidio,bu sefer galiba olcak diye ümitlenirken pat! bi bakıorum her şey alt üst olmuş..ve bu da hayatımı her yönden olumsuz etkilio,düşüncelerde daha da derine iniorum daha da kötü berbat olanını düşünüorum..dewamındaki mutsuzluğu zorla,kendi elimle çağırıorum yanii.şu an yine böyleym..
    huzura ve sessizliğe ihtiyacm var..
    Okan bey??

  4. Anonim
    Ekim 16, 2011 | 3:14 pm

    ben çoook mutsuzum ölüyorum hissediyorum…çaresizi,

  5. sudenaz
    Ekim 24, 2010 | 12:35 pm

    neydi ki beni mutlu eden dedim kendi kendime sanırım bendım bi kendimi bulsam ….

  6. TUBA TÜKENMEZ
    Ekim 20, 2010 | 2:45 pm

    Ya Herşeyi denemişsse bu insan .. Neden herşey dış çerçeve üzerinden bakılıyor .. Hayatta 3 şarlatan yok milyonlarca şarlatan vardır. Hayır güçsüz değiilim hatta okadar güçlüyüm ki yaşadıklarım katlanabilir durumda değil.. Bn bunlara dayanabilmişssem güçlüyüm demekktir ama insan oğlu ne kadar dayanabilir ki .. Bu yazdıkalrınız Hangi insanı mutlu etmiş oLabilir ki bunları yazan filozoflar acaba cok mu mutlulardı . Tamamen sistematik bir olay beyin gücü. . Tabikide haklıyım diyip yürümiyceksin . bu bir gerççek ama şarlatanın bana hükmettiği falan yok . hiç birsekilde katılmıyorum yazılanlara . tamamiyle boykot ediyorm . Allah herkze taşıyabiliceği kadar dert verir. . herşeyi bilime dayamakda neyin çabası . ay ben cok mutsuzum sevgilim beni aldattı hep bu tür sıkıntılar içinde bu insanlar. MutLu olmanın Tek Yolu Allah’a daha yakın olmaktır .. Mutluluğun tek yolu insanlara değer vermemendir kendinden fazla ne haklarında kötü nede iyi düşün susmandır.. Bencil olursanda üüzlürsün cok iyi saf olursanda orta kaideyi bulmak gerekir.
    Adamlar herşeyi bilime dayamışlar.. Saygılar……….

    • mehmet
      Ocak 18, 2011 | 4:52 am

      çok güzel yazmışsınız bencede mutluluğun sırrı Allah a yakın olmaktan geçiyor

    • mustafa
      Nisan 5, 2011 | 3:58 pm

      Allah ile cevap arayanlar bu gün ortadoğumu Arap yarımadasımı haçlı dünyasımı hangisi mutluluğu yakalamış. metaryalist felsefe ile soyut – somut ilişkisinin çözümüyle ve insanın denizde bir damla olduğu düşüncesiyle mutluluğu anlamaya açıklamaya çalışmak bence en doğrusu. Bu arada siteniz oldukça ilginç Okan Bey elinize sağlık.

      • sencer
        Ekim 10, 2011 | 2:26 am

        Allah ile cevap aradıklarını sanıp farkında olmadan üç şarlatanın esiri oldukları için bu haldeler. Gerçek islam en büyük çıkış yoludur materyalist felsefe inkarcılıktır. Cehennemi kendine yakıştırmayıp kendini cennetede layık görmeyenler inkar ederek kurtulacağını düşünmüşlerdir.

    • sibel
      Ekim 1, 2011 | 3:18 pm

      Allah herkese taşıyabileceği kadar yük verir demişssiniz ama hemen biraz üstünde insan bu sıkıntlara ne kadar dayanabilirki demişsin.Yazılar gayet başarılı şu her okudugunuz cümlede dinden bir parça arama alışkanlığınızdan vazgeçin madem okumuşsunuz yazıları, ya sizde tek tanrılı dinin hakim olmadığı bir yerde dünyaya gelseydiniz.Son derece ilginçsiniz.

      • Okan
        Ekim 12, 2011 | 3:43 am

        Buraya genel bir cevap koyuyorum… Sitede Din konuşmuyorum. Hayat boyu dua edip… “Gerçek İslamın” dediklerini yerine getirip mutlu olamıyan milyonlarca insan var bu dünyada… Din ne olursa olsun bu böyle.. Burda bambaşka biryerden bakıyoruz Hayat haline… ve sunduklarım sadece bir bakış açısı.. isteyen tutar isteyen atar… Burdaki yazılarla münakaşa eden kazanır. Eğer okuduklarınız sizde bir değişiklik yapmıyorsa tıklayın geçin lütfen. Sitede din ve Allah tartışması yok. Teşekkür ediyorum.

  7. mutluluk arayışın
    Ağustos 26, 2010 | 8:12 am

    Ben de çok mutsuzum. İnsanlara olan güvenimi yitirdim ve gelecekten hiç bir şey beklemiyorum. Hayatın bana güzel süprizler yapacağına inanmıyorum ve hiç bir şey bunu değiştiremiyor ne yazık ki… Sadece anlık veya kısa süreli bir teselli oluyor sonra da geçip gidiyor. Her seferinde kendimle boğuşmaktan yoruldum. Nasıl mutluluk yaratabilirim?

  8. yasmin
    Ağustos 10, 2010 | 3:44 am

    evet yazdklarınız anlamlı..bu siteyi tesadüfen buldm.su an 21 yaındaym.. 1 yıl öncesne kadar gercekten mutluydm..ya da mutsuzlugumun farkında değildim.. smdi oldkca huzursuzum. nedenine gelince …. coook fazla.. ama elimden gelmio bazen bunları aabilmek, kendime güvenimi yitiriyorum zman zamn.yazılanları okudum ama su an da nötrm..hiç bişey dsünmek istemiorm..size de bi soru sormak istiyorum gerçekten mutlu oldugunuza inanıyor musunuz okan bey????

  9. Mehmet Çakar
    Temmuz 10, 2010 | 11:38 am

    hep bizi uyutuyorlar ben sitenize yeni katıldım çok güzel şeyler anlatılıyor hepinizin emeğine sağlık ben çok mutsuz bir insanım yeni yeni uyanmak istiyorum artık etrafıma bakıp herşeyden bi mutluluk çıkarmak istiyorum etrafımdakileri uzmek istemiyorum sorumluluk namına hiç bir şeyim yok mesela yemekten sonra etrafı toparlamak gibi bu beni uyuşturuyor yaptığım zaman mutlu olacak mıyım peki… Çok yardıma ihtiyacım var gerek e posta adresime gerekse bu siteye cevap yazıp beni de aranıza kabul ederseniz çok sevinirim çok araştırıyorum hergün bu siteye bakıcam cevap verirseniz okurum

    teşekkür ederim

  10. Erol
    Temmuz 6, 2010 | 4:26 am

    Okan abi cillop gibi bir site yapmissin vallahi :)

    …Bizim gibi belesten mutluluk ve huzur isteyen tembel bir milletin çok ilgisini çekecek cinsten bir site, görüyorumki herkezde bedavadan mutlu olmak istiyor, Kan nakli gibi mutluluk :) ne güzeL…

    …Keske bir test yapsaniz, su sekilde; deseniz ki bugune kadar mutluluk icin yazdigim ve söyledigim hersey aslinda sizi kandirmak icindi, mutluluk begenilmeten, hakli olmaktan, sevilmekten, kendine hizmet edinilmesinden vs. geciyor, bu yazilar hep palavraydi asil amacim sizi denemekti deseniz acaba insanlarin yorumlari nasil degisir, :)

    yani yorumlarda artik kendimden biseyler hissediyorum, cok haklisiniz okan bey ben degistim yada degismeye basladim diyen insanlar nasil yorum yazacaklar…

    …:) kesin vallahi ben anlamistim bizimle kafa buldugunuzu, zati parasiz mutlulukmu olur canim vs.. gibi yorumlar cikacak…

    Bende sitenizi okuyorum ve suna karar verdim mutlu olmak birseyler üretmek ve yartamakla oluyor. Yani nasil mutlu olurum diye düsünmek yerine birseyle ugrasmak ve mucadele etmek mutlulugun anahtarini veriyor bize. Birsey yaratmak, yapmak, olusturmak icin verilen karar ve gecen mücadelelei süre bence mutlulugun ta kendisidir.

    …Kendine iyi bak Okan abim :)

  11. sinem
    Haziran 6, 2010 | 8:36 pm

    ewet gerçektende hayatımızı şu üç şarlatana teslim etmişiz ben de yeni farkettim..eee nasıl kurtulcaz bu durumdan kafamızdan herşeyi nasıl silcez dicem ama onuda ben düşüneyim bu kadar hazıra konmayayım.. galiba buldum ama adını koyamıyorum.. ıımm nasıl desem mutluluğumuza engel olan negatif düşünceleri, toplumda yerleşmiş mutluluğu engelleyen prensipleri yok edeceğiz..HERŞEY GÜZEL OLACAK.

  12. Okan
    Şubat 2, 2010 | 3:50 pm

    Bilal teşekkürler yazdığın için ve kendinde birşeyler keşfettiğin için… Şimdi bunlara eski düşünce alışkanlıkları diyelim… bunun ötesine gitmiyelim… Maksat antremanlarda şu "dünyaya o eski düşünclelerden birşey koymamak." Açıklıyorum… birisi birşey söyldi.. kırıldın ve o anda ağzını açıp ordan konuştun… bu dünyaya birşey koymak oluyor"… yada surat yaptım… buda dünyaya birşey koymak oluyor… İkincisi bir SÖZ vermek… Şöyle örnek veriyorum… "Ben Seven bir insanım" sözünü verdin… kırılınca kendine "seven bir insan bu durumda kırılmış olmasına rağmen nasıl davranır?" Düşün bunları lütfen… Sorun olursa yaz… ama antremanlar bunlara benziyecek… Maksan dünyaya verdiğin sözden yaratacağın şeyler koymak… Teşekkürler kendinle uğraştığın için.. Teşekkürler konulara açık olduğun için.. Tebrikler cesaretin için.

  13. Bilal
    Ocak 24, 2010 | 7:31 am

    Okan abi güzel bir site olusturmussun yazilarinda çok güzel, özellikle bu 3 sarlatanla ilgili yazdigin yazi tam benim hayatimi anlatiyor, defalarca okudum hayatta uygulamaya calistim ama eni sonu yine 3 ü beni bulmayi basardi, kücüklükten beri ne zaman biri beni yanlis anlasa veya yanlis tanisa heman bunu problem yaparim, ve illaki baskalarinin benim hakkimdaki dusuncelerini düzeltmek isterim neden böyleyim bilmiyorum bu konuda çok takintiliyim. uzun yillardirda bu sekilde hayata baktigim icin birturlu birakamiyorum,,, :(

    ne gibi önerileriniz var acaba benim icin, biliyorum bu sorunu ancak ben cözebilirim ama en azindan bir isik gösterebilirsiniz…

  14. Okan
    Ocak 10, 2010 | 2:00 pm

    pınar teşekkürler yazdığın için… Allah kapısı herkese herzaman açık.

  15. Okan
    Ocak 10, 2010 | 1:32 pm

    Güner teşekkürler yazdığın için. Umarım paylaşırsın siteyi. Sorun olursa yaz.

  16. pınar
    Ocak 9, 2010 | 6:24 am

    bence bize bunca nimeti veren Allah'a lan sorumluluğumuzu bilirsek ona uygun yaşarsak çok mutlu oluruz.Ona yakınlaşmalıyız

  17. Güner
    Ocak 2, 2010 | 11:47 am

    Ben uygulamaya başladım.

    Üç sloganım şu:

    1-Mutluluk-Sevgi daha önemli: (Haklı olmam o kadar önemli değil , haklı olduğumun onaylanmasına ihtiyacım yok.)

    2-"Hep olağanüstüyüm, mutluyum.":( Acınacak bir durumda değilim, kurbanlaşarak başkalarına hükmetme ihtiyacım yok.)

    3-Sonsuzluk: (Sonsuzluk içindeyim kısıtım yok.)

    "Beyinde başlayıp beyinde biten mutluluğun tek kısıdı ancak sonsuz aklımız olabilir." diye düşünüyorum.

    Okan Bey bana güzel fikirler verdiniz teşekkür ederim, kar amaçsız bir etkinlik olarak bu hizmetinizi takdir ediyorum.

    Sizinle iletişim içinde olmak isterim.

    Saygılar.

    G.H.

  18. Alper
    Kasım 27, 2009 | 1:14 pm

    Bu yazi en begendigim yaziniz oldu, site çok güzel, peki surdan sakin kafa ile okurken cok mantikli geliyor..

    Ama pratik hayattaki o kosusturmaca icinde uygulamak mümkünmü sizce, misal siteye her girdigimde etkilenip ayriliyorum, 1 kac gün sonra yine kendimi bu üç sarlatanla buluyorum, :) ) sizin sitenize yanasamiyolar galiba özel bir etkinizmi var ne :) )

    .. kisaca sorum bu 3 sarlatan çok güçlü, bunlardan kurtulmak baska bir degisle deli taklidi yapmak gibi bisey olmuyormu sizce,,,

  19. Okan
    Kasım 22, 2009 | 12:54 am

    isimsiz sen öyle veya böyle değilsin. İnsanlar taş değil hep değişebilen BENlere sahipler… Soru bu durumla ilgilenmek isteyen bir BEN yaratmak istiyormusun? İstiyorsan çalış siteyi sorun olursada yaz. Tabi istemiyorsanda çalışma… hürsün.

  20. Okan
    Kasım 21, 2009 | 6:22 pm

    eda teşekkür ediyorum… bir yere gitmeye niyetim yok. Buralardayım hep… Beklenilen hızla yazmasamda yazarım cevap eninde sonunda eğer ölmediysem. Paylaş siteyi lütfen ve çalışmaya, antreman yapmaya devam et.

  21. Okan
    Kasım 21, 2009 | 11:01 am

    eso teşekkür ediyorum yazdığın için. Siteye kayıt olmak diye birşey yok… Sorularını yaz ben cevap yazarım.

  22. isimsiz
    Kasım 8, 2009 | 1:53 am

    en kötüsüde ben böyleyim demek

  23. eda
    Ekim 22, 2009 | 6:36 am

    Gerçekten çok güzel bir yazı…

    ''AMA BEN HAKLIYIM'' önce buna deyinmek istiyorum. O sürecin nasıl olduğunu değil sonucunda ne olduğunu söylemek istiyorum size…Okan Bey sizinle kısa bir zaman önce tanıştık ve beni önemseyip, duygularımı ciddiye alıp vaktinizi ayırmıştınız bana cevap yazmıştınız ve yazılarınızı okumamı tavsiye etmiştiniz..en beğendiğim yazılarınızdan biride bu…evet ben bunu çok darda kaldığım zamanlarda yapıyorum kendime acımak istediğim zamanlarda bir çok değer verdiğim arkadaşım var onlardan birini arayıp bak gördün mü işte yine başaramadım yine olmadı sen beni çok iyi tanırsın saydın mı kaçıncı olumsuz sanuç bu yaşadığım, neden böyle davranıyor hayat bana, neden hiç bir şeye dokunamyorum, bu kadar mı istenmiyorum hayat tarafından nedir benle alıp veremediği, olmuyor işte olmuyor derim ve sonucunda o çok değer verdiğim arkadaşlarım evet haklısın canım nedir bu hayatındaki olumsuzlukalr, seni yıllardan beri tanıyorum ve sürekli bunları yaşıyorsun hep aynı cümleler…o sırada onların gözlerine bakmamaya çalışıyorum çünki yalan söylüyorum çünki başarmak için gerekli olanların tamamını yapmadığımı biliyorum, ve hayatın benle bir takıntısı olmadığınıda biliyorum hatta milyarlarca insandan çok daha şanslı olduğumu biliyorum çünki bir evim var ve çok sevdiğim annem var yanımda ve başımı tertemiz yastığa dayayıp uyuyorum ve bi sürü kitabım var okumaya doyamadığım ve ölmeden okumayı planladığım yüzlerce kitap..ve sağlıklıyım ve herşeyden önemlisi tekrardan başarısızlıklarımdan sonra yeni bir başlangıç yapmamı engellyen kimse yok en önemlisi kendimin destekçisiyim…evet bakmıyorum o anda arkadaşlarımın gözlerine çünki onlarında aynı şeyi düşündüğünü sanıyorum hep ve yinede yılda birde olsa kendime acımaktan ve aınmaktan kaçınmıyorum çünki biraz iyi geliyor sanırım kalkmak için düşmek gerekir durumu işte…

    ''BEN BÖYLEYİM'' Buna gelecek olursak bunu hiç yapmıyorum ve yapmadığım için çoğu zaman kuş beyinlerin afrasını çekiyorum bunun da bir orta yolunu bulucam sayenizde okan bey hem kendimi hem karşımdakini anlayarak husrlu bi ortama çekmeyi öğrenebilrim sanırım…

    okan bey içimden geldi yazdım yorum yazmanız gereken çok insan vardır yazmazsanız kırılmam zaten herkes herkesin hayatından kesitler yaşamıyor mu çok güzel dersler var arkadaşların yazdıklarında ve sizin yorumlarınızda onları okumakta yeterli…

    yalnız sizden bir şey isticem kesinlikle ve kesinlikle bizimle iletişimi koparmayın, inanamayacağınız kadar faydalı oluyorsunuz insanlara…herşey bir yana önemsenmek dikkate alınmak çok güzel bir şey ve bunu siz yapıyorsunuz….hep sağlıklı ve hep böyle bizimle olun;)

  24. eso
    Ekim 13, 2009 | 1:36 am

    ben siteye kaydolmak istıyorum nasıl olacak tesadufen buldum burayı

    • MARTIN
      Aralık 13, 2010 | 6:02 am

      Dersler sadece olan sorunları acıklıyor ve bunlardan vazgecin diyor ama sunu demiyor. Bunlardan vazgecerek yeni davranışın ne oldugunu soylemiyor. yeni davranış biçimi tam olarak şu olmalı yada bu olmalı demiyor. eksık olan kısım sadece burası sanırım.. okudugum harika bir kıtabı önermek istiyorum. YAKLAŞIM HERŞEYDİR, bu kitab amaca giden harika bir yol haritası, tüm detaylar icinde.. Tamamen beni mutlu biri haline getirdi. böyle bir hazineyi görmezden gelmeyelim..

  25. Okan
    Ekim 11, 2009 | 5:53 pm

    eseme teşekkürler yazdığın… bir kaç şey yazıcam…. yukardaki yazında "bu böyledir"ler var… Ortada kaide yok… yani nezaman "bu böyledir" dersek ve inanırsak bunun böyle olduğuna… bambaşka birşey oluverince ve bizim "bu böyldirimiz" çalışmaınca ortada şaşırıp kalmışız… maksat "bu böyledir"lerden kendimizi arıtmak ve sadece "ne yaparsam istediğimi elde ederim" sorusuna basıt ve fiziki dünyada cevap yaratmak. Yukarda üç şarlatanları komedyen yapabilmekten bahsediyorsun… buna katılıyorum çünkü BENliğimizi "onlar olmaktan" ayırıyor onlara böyle baktığımız zaman… buda antremanın başlangıcı.

    Bütün bunlar sadece benim görüşlerim tabi… doğru veya yanlış değil. Teşekkür ediyorum kendini kendine konu ettiğin için.

Leave a Reply

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes