Anlam makinası

cubeİnsan oğlu bir “Anlam Yaratma Makinası”. O nedemek o? Örnek veriyorum; Yaz tatilindeyim, bir sabah yan komşularım kahvaltı ediyorlar balkonda, fakat her sabah bana balkondan merhaba diye bağıran bu yakın arkadaşlarım bu sabah bana merhaba demiyorlar, hatta ben merhaba diye bağırdığımda bana dönüp bakmıyorlar bile. Allah allah diyorum, herhalde bir problem var, neyse diyor günüme devam ediyorum. Ertesi gün yine aynı şey oluyor, ben şimdi düşünmeye başlıyorum “Ben bunları kızdırdımmı acaba? Bir şeymi yaptım?” Bir defa daha aynı şey olunca ben tamamen kafamda başlıyorum kurmaya, “beni sevmiyorlar…., benle konuşmak istemiyorlar…., banane bende onlarla konuşmam….” ve benim olaya verdiğim bu anlamlarla kendileriyle olan ilişkim bitiyor, yada kirleniyor, ve bu verdiğim anlamlar ileride aramızda olabilecek herşeyi renklendiriyor. Peki soruyorum, bu olaya anlam vermeseydim bu olayı nasıl anlatırdım? Şöyle; Komşuya merhaba dedim cevap vermedi…, bütün olan bu. Gerçek olan bu. Bunun dışında verdiğim her anlam benim icadım… Ama insan oğlu komik, ben verdiğim anlamı gerçekle tamamen karıştırmış vaziyetteyim. Hatta bu verdiğim anlamla bütün geleceği kitlemiş vaziyetteyim.

Bu “Anlam Yaratma Makinası” hayat boyu böyle; olay oluyor… “kocam beni sevmiyor” diyorum. Olay oluyor… “öğretmenim hıyar” diyorum. Olay oluyor… “devlet tembel” diyorum. Olay oluyor… “oğlum aptal” diyorum. Okadar çok şey sayılabilirki. Açın okuyun gazeteyi, televizyonu izleyin, insan oğlunun gerçeklerle arası bozuk. Olanlarla değilde olanlara verdikleri anlamlar içerisinde yaşıyorlar. Verdikleri anlamları gerçek sanıyorlar. Kendi masalları ile yaşıyor, bunlara gerçek diyorlar ve bir ömürü bu masallar içerisinde tüketiyorlar.

Bunu görebilmek hayattı güçle ve mutluluk içinde yaşamak için çok önemli. Eğer bu anlamları veren insansa, bu insan olaylara hayatını çalıştıracak anlamlar verebilirmi, insanın böyle bir seçeneği varmı? Doğru yada yanlış anlam söz konusumu? Bu andan sonra gerçeklerle, onlara verdiğiniz anlamları ayırt etmeğe çalışacakmısınız? Ve bunu hayat boyu bir düşünce antremanı yapabilirmisiniz? Yaparsanız hayatınız nasıl değişebilir?

Bakın ne kadar komik;”Benim arabam” cümlesinin gerçeklerini bulalım. Beni anladım, ben varım. Arabayıda anladım arabada var, ikisinide parmakla gösterebilirim. Peki arabanın benim olduğunu parmakla göstermek mümkünmü? Ruhsat var derseniz, o bir kağat, üstünde adım yazıyor derseniz, sadece kağat üzerinde işaretler, yani, “benim” ortada yok. Seneler evvel bir filim vardı adı “Gökten ne düştü.” Filimde, konu bir kola şişesi. Afrika’da bir kabilenin üstünden geçen uçaktan atılan bir cam kola şişesini bulan kabile fertlerinden birtanesi, bunun ne olduğunu bilemez ve kabileye getirir. Hiç böyle bir şey görmemiş kabilede kıyametler kopar. O şişenin, kabilenin başına getirdiklerini buraya sığdıramam ama örnek olarak çok güzel. Biz anlam vermek durumundayız. O şişeye bir ad verip dil içinde yaratmalıyız onu ki dünyamıza yerleştirelim.

Günümüzden bir örnek veriyim ve mutluluğa bağlıyım. Atmosferde bir delikten bahsediyoruz, ve insanlar dünyayı korumak için bu durumla uğraşı halindeler. Nobel ödülü bile verildi bu konuda. Şimdi soruyorum size; Diyelimki bu dünyanın üzerindeki insanları çekip hepsini aldım ama geri kalan herşey burda, evler arabalar, hayvanlar duruyor ama insan yok, bir filim gibi yani. Bu durumda soru şu; atmosferdeki delik problemmi? Tabiki değil. İnsanın bakmadadiğı bir yerde anlam yokki. Dahada ileri gidi bir soru daha soralım; Atmosferdeki delik, delikmi? Delikde değil çünkü delik dil içinde yaşayan bir kavram. Bunu anlarasanız şöyle yaşamak mümkün. Ben kedimi bu atmosferdeki delikle uğraşmaya verdim ama bu durumun önemine, gercek olduğuna ben karar verdim bazında böyle bir şey olmadığını biliyorum. İşte şimdi mutlu olma fırsatınız var, uğraşı olmasına rağmen.

Anlam makinası dedikya, bir örnek daha: Yukardaki kübe bakın, bunun tarihi adı Necker Kübü. Mavi noktayı bir ön plana getirin sonra birde arka plana götürün. Biraz denerseniz yapabilirsiniz. Kübün oynadığını görmek mümkün. Yani kübe iki kişi baktığında bir kişinin kübü bir şekilde görmesi, ikinci kişininde öbürtürlü görmesi mümkün. Şimdi bakın verilen anlamların içinde nasıl yüzüyor insan oğlu. Birkere ortada küb yok, üç boyutlu birşey yok ortada. İki boyutlu bir düzeyde çizgilere bakıyoruz sadece.

İnsan oğlu aynı şeye bakıp, değişik verilen anlamlardan, kavgalar hatta savaşlar yaratıyor. İliskiler, arkadaşlıklar, sevgiler son buluyor verilen anlamlardan.

Hayatınızda nereye bakarsanız bakın, baktığınız şeyin kendi bazında bir anlamı yok. Anlamı yaratan sizsiniz. Mutlu olmak için hayatınızın her yerinde verdiğiniz anlamları iyi seçin derim.

Yedinci ders 

Yorumlar

  1. Siz bu yazdıklarınız la mutlu oluyorsaniz sizi tebrik ederim okan bey.

  2. Verilen anlamlar genelde anlamlı anlamlar oluyor ama bır sonuca dayalı anlamlar hıc bır seyede anlam wermeden saman gıbı yasamak yanlıs oldugunu dusnuyorum , acıklarsanz sewnrm..
    Saygılar.

  3. benin bir ilişkim vardı . beni sevdiğine hiç inanmadım hani biz anlamdırıyoruz ya peki benle bir fotograf bile çekilme tenüründe bulunmayan biri beni nasıl sevebilirki ben hariç kız arkadaşrıyla çekiliyo . eski sevgilisiyle msjlaşıyo. ve ben bunu hiç olumlu anladıramadım. ve bitii zaten üzlüyorum haliyle mutlu değilim ama bir çıkış olmalı .derken bu siteye rasladım .

    • Yanlış kişiyi bulmuşsun. Eğer benimle birlikte olsaydın sadece seni düşünür seninle mesajlaşır ve seninle fotoraf çekinirdim…

  4. Davranış, görüntü ya da söylenenleri anlamlandırmak şüphesiz beklentilerden kaynaklı bir durum. Beklenti halinde olunmazsa zaten anlamlandırma davranışı da olmayacaktır diye düşünüyorum.

  5. sevgili okan bey uzun zaman önce sevdiğim biri vardı.ne yazık ki duygularımın karşılıksız olduğunu bana arkadaş olarak değer verdiğini falan söyleyip beni red etti.ben de olanları kabullenip köşeme cekildim.o da başkasıyla birlikte olmaya başladı. o günden sonra aramızda bu konunun bir daha bahsi geçmedi.onun sa bana olan davranışları çok değişti.beni görmezden gelmeye yokmuşum gibi davranmaya hatta benim olduğum ortamlara girmemeye başladı.halbu ki böyle davranmasına sebebiyet verecek bir şey yapmadım.bu durumun beni ne kadar yaraladığını anlatmama sanırım gerek yok.biz aynı ortamda olmak zorundayız.lütfen bana yardım edin aklımda hep aynı soru dönüyor neden.o böyle davrandıkça kendimi çok değersiz hissediyorum.lütfen bana yardım edin ne yapmalıyım

  6. Mutluluğu en küçük şeyde yaşayan ben insanların bencilliğini kıskançlığını gördükçe mutsuzlaşmaya başladım. Çevremdekileri yaptıklarından dolayı affediyorum aradan bir süre geçince yine aynı noktaya geliyoruz. Çünkü konuştuğum konuları yada onların yanlışlarını göstermem hoşlarına gitmiyor. Diyebilirsinizki yanlışlarını gösterme olduğu gibi kabul et hazmet yaptıklarını, onlar yaptıkları kötülüklerle mutlu olsunlar. Bana göre kimse mutlu değil. Her şey birine hükmetmekle başlıyor. İnsanoğlu karşılıksız hiçbirşey yapmıyor.Bu sitede yazılanları okuduğumda herkese bir soru sormak istiyorum, annenizden bişey baklersiniz, babanızdan birşey beklersiniz, arkadaşlarınızdan birşey beklersiniz, en son ne zaman birşey beklemeden birileri için birşey yaptınız? Benim bu hayattan öğrendiğim şu kimse mutlu değil herkes mutlu gözükmeye çalışıyor.

    • hayır yanlış düşünüyosun öle diğil bazı insanlar gerçekten mutlu sana insanların yanlışlarını görme demiyorum ama şunu unutma lütfen her doğru her yerde söylenmez sen iyi niyetle sölemiş olabilirsin ama bunu kimse anlamaz biliyorum çünkü bunu bende yaşadım insanlar kendine dıoğruları söyleyen insanları sevimiyorlar seni sevsinler diye sakın yalan söyleme ama her doğru her yerde söylenmez bunuda unutma!!!

  7. mutluluğuarayanadam :

    Selam
    öncelikle öteden beri mutsuz yaşayan insanlara bilimsel temelleri olan ” kabullen veya değiştirmeyi kabul et ” kuralını öğretmek ve yardımcı olmak için oluşturduğunuz bu platformdan dolayı size en içten şükranlarımı sunarım. Benim kariyerim,evlerim,işim,eşim,çocuğum,ofisim,param,diplomam vs. bir çok insanın sahip olmak istediği şeylerim var ama genetik yapımda mutsuzluk olduğundan pozitif düşünemiyor ve aksine hep negatif düşünüyordum. Ancak uzun süre mutsuzluğumu değiştirmeye karar verdim ve kabullenme yolunu seçtim. Bana göre en kolay kalıcı olan yol bu olsa gerek.Herkesin mutlu olması dileğimle……..

  8. bugün tesadüfen bulduğum bu sitede kendimi sorgulama fırsatı buldum…teşekkürler

  9. sitenizle tanışalı birkaç saat oldu ..özellikle anlam makinesi başlıklı yazının kendimi çözümlememde faydaları olacağını düşündüm. anlamları bize yaşamışlıklarımız yükledi ama sorgulamadık hiç?şimdi artık düşünüyorum da gereksiz önyargılarla yaşama sevincimi köreltmişim sanırım.yorumlara baktığımda birçok kişi öylesine inanmış ki benim gibi yarattığımız olumsuzluklara .kendime geldim aslında şu an hafifledim ceplerimdeki çöpleri atmış gibi..

  10. Ben eskiden hep mutluydum. Daha doğrusu ufak şeylerden mutlu olabiliyordum. sonra ne oldu bilemiyorum. Şu anda 42 yaşındayım ve en son ne için kendimi mutlu hissettiğimi bile hatırlamıyorum. Dışardan bakıldığında çok iyi bir işim, evliliğim, ailem, arkadaşlarım var. Ama mutlu değilim. Nerden başlamam gerektiğini de hiç bilmiyorum 🙁

  11. cok haklısınız bi ornek vereyim mesela ordaki selam vermeme olayı gibi bi arkadasım 2 gundur selamımı almıyor beni sevmedigini sanıyorum farklı seyler kurup paronoya yapıyorum ama bunu baska nasıl yorumlayabilirim bu ornege bi cevap yazarsan anlamama yardımcı olursun gercekten tesekkurler

  12. anlatılanlar çok şey içeriyor çok güzel ama bunu gerçek hayatta tek bnm yapmamın bir anlamı yok herkes kendi anlamını yüklerken hayata bu devran böyle gider

  13. yazılarınızı okumaya başladım ve gerçekten çok beğendim.yalnız bu yazıda şurda takıldım gerçek hayatta aynen başıma geldi komşu örneği ve bende aynı tepkiyi verdim dedim ki'demekki beni sevmiyorlar onlar böyle davranıyorsa hayatımda yerleri yoktur' ve sildim onları.sizce böyle bir durumda yapılması gereken ne olabilir.

  14. yani bugüne kadar okuduğum en zor mutlu olma yolları :))
    mutsuz bir insan eğer uzun süredir mutsuz ise büyük ihtimalle ya depresyondadır ya da eşiğindedir, ve eğer bu yazılanlardan kendisine pay biçmeye kalkarsa çok daha fena olacaktır diye düşünüyorum. 🙂 Ve kaldı ki mutsuzluk alışkanlık haline dönüşen bir şeydir. Bu tip insanlara, (ki siz şu an mutsuz olanlara değil, belli bir süredir mutsuz olanlara sesleniyorsunuz)maddeler sunmak ve bu maddeleri örneklerle, neler yaparak, hayatta uygulayabileceklerini göstermek gereklidir. bir ev hanımı örneğin, evde bunalmış, çoluk çocuk eve geç gelen bir eş, kayın validesi vesaire vesaire.. alman filozofların ne dediğini pek umursayacaklarını veya anlayabileceklerini sanmıyorum. Onun yerine bir hobi edinmesi gerekli acilen. örneğin..

  15. merhaba Okan bey,

    yaziniz guzel ama anlamadigim,insan gorduklerine, duyduklarina,hissediklerine nasil anlam yuklemeden yasarki?Nasil bir yasanti olur?Cevaplarsaniz sevinirim cunku su an kafam allak bullak oldu.

  16. Teşekkürler…herşeye pozitif baksak sorun çözülcekte işte…uygulamada zorluk çekiyorum…niye hep olumsuz düşünürüzkii..Mutluluk umarım benimde kapımı Çalar..

  17. Candan ÖZ merhabalar. Evet son epostana cevap yazmadım. Yazıcam… özürdiliyorum. Hayatını canla başla yaşıyorsun… Tebrikler… ve teşekkürler… senin öyle yaşaman herkezi etkiliyor. Ben öyle düşünüyorum.

  18. Merhaba Okan nihayet derslere ara verdiğim yerden devam edeceğim.Bildiğin gibi şirin evime taşındım yerleştim.Yorucu oldu ama değdi şimdi çay, kahvemi içerken çok mutluyum.Siteye gelip sayende hayatımızın akışına yön verdiğin için kendi adıma ve diğer ilgili arkadaşlar adına sana çok teşekkür ediyorum.Gerçekten güçlü insanlarız her işimi tek başıma başarmanın hazzını yaşıyorum.30/05/2009 tarihinde ilettiğim son ders notlarıma hiç yanıt almadım.(Başka insanlar… konusuydu)Nereden devam edeceğim konusunda bilgi verirsen sevinirim.Candan Sevgilerimle Candan ÖZ

  19. damla* teşekkürler yazdığın için… masallarımız içinde yaşıyoruz… Güzel olur bunu görmek… bir anlık iş… fiziki dünyada hiç birşey değişmedi… sadece kafa değişti ve bak şimdi fiziki dünyada bu değişen kafa ne güzelliklere sebep olabilecek…

    Yazıdığının sonunda "doğru anlam yüklü yazılar" yazmışsın… Yazıların "doğruluğu" onlara anlam vermek oluyor 🙂 Yazılar doğru veya yanlış değil… sadece bir bakış açısı. Beğendiysen tut hayatında… beğenmezsen at… Elbise alır gibi bu yazılar… Yazıların "yanlış" olduğunu savunanlarda var…

    Umarım paylaşırsın siteyi. Sorun olursa yaz.

  20. hahahaha suan guluyorum .. tamamen keyiften .. 🙂 birinci dersten başladım okumaya ve hiç sıkılmadan devam ettim .. ve simdi bu yazıyı okuduktan sonrada keyfim dahada arttı.. Nedeni ise şu; daha bir hafta önce son 1 yıldır cok mutlu oldugum bi arkadasıma karşı tavır almaya başladım.. kendi kafamda yarattıgım nedeni de '' beni artık sevmiyor .. benden sıkılıyor'' .. öyle yaratmamın sebebi ise '' bi yemek yaptı .. yemegi begenmedim bunu duzgun bi dille soyledim işte şu eksik olmuş falan diye .. ve bana kızdı yeme o zaman diye sert bi tavırla.. '' tabi ben bozuldum ustunden bi kaç gun gecti .. bi mesajında seni cok özledim yazdı .. bende direk hmm bana ihtiyacı var da o yuzden özlüyor, ''bana ayak yapıyor'' dedim kendi kendime .. simdi dusunuyorumda ne kadar saçma anlamlar yuklemişim bi cok kere ve bi cok seye .. küp e bakınca dahada sekillendi beynimde 🙂 tam 3-4 dakika ugrastım kımıldatamadım .. sonra kımıldattım ..bu sefer kımıldattıgım goruntuyu geri eski haline getiremedim .. :))

    cok teşekkür ederim bu güzel ve doğru anlam yüklü yazılar için..

  21. cok dogru hayatımızdaki herşeyi biz anlamlandırıyoruz. tşkrler..

  22. RAGIP KARADAYI, teşekkürler yazdığın için. Buraya gelen iki üç tip insan var… Sorun olarak gördüklerini çözmeye gelenler… Bunlara yönelik bu site…. Öylesine sörf yapanlar, konuları ilginç bulanlar… birde felsefe ve düşünce alışverişi yapmaya gelenler… Genelde sadece ilk gurupla uğraşıyorum… Felsefe alışverişi yapmıyorum… çok nadir… Teşekkür ediyorum yazdıkların için… Gene "bu böyldedir"den yazmışsın… Bunlar senin için böyle… Bambaşka "bu böyledir"ler var insanlıkta. Hiçbirisi doğru veya yanlış değil… Bence tabi 🙂

  23. Ben;bazı şeylere iyi,bazılarına kötü, bazılarına güzel demenin ve böyle de kabul etmenin sanatkarıyım… Bazıları bilim adamı,bazıları siyaset adamı v.b.dir. Bazılar da mesleki sıfata sahip olmadanyalnızca insandır.İnsanoğlunun ayrım yapmadan düşünebilmesi mümkün değildir.Yalnızca düşünmek ayrım yapmaktır.İnsan göreceliğe kendini mahkum etmediği ölçüde kendini geliştirebilir.Eğer,doğru-yanlış demeyen düşüncelerinizi,Orhan Pamuk gibi"yalnızca akıllı insanların anlayabileceği romanlar"a benzeterk yazarsanız,mutluluğun bir başka yolunu bulursunuz.. Yoksa;mutluluk için bütün duygularınızı öldürmeniz,herşeyiiçgüdüsel düzeyde kabul ya da red etmeniz gerekmektedir.Hayatın doğrularını, yanlışlarını,güzelliğini,çirkinliğini anlamanız, mutlu olmanın klasik ve en insani biçimidir.Saygılar… Mutluluklar…22-04-2009 R.K.

  24. Ragıp teşekkür ediyorm yazdığın için. "Bu böyledir" diye yazmışsın tabi bütün "bu böyledir"ler tartışılır. Jack London ın dedikleride tartışılır… İnsan aleminde yöntem yok… "Benim için bu böyle" dersen kabul. Herkes için öyle değil. Ne güzel senin için çalışan bir felsefen var. Tebrikler. Tabi bütün bunlarda "benim biçin böyle" 🙂 Bunlarda tartışılır.

Yorum Koyun