İstenmeyen Duygular Nerden Geliyorlar?

mmEda şöyle bir yazı gönderimiş bana direk. Kendi izniyle koydum bunu buraya ve cevap yazıyorum. Ama önce iki hatırlatma: Eğer bu siteye ilk defa geliyorsanız lütfen derslerden başlayın okumaya, yoksa anlamıyacaksınız bu yazıyı. İkinciside herzaman söylediğim şey: Yazdıklarım sadece benim görüşlerimdir… doğru veya yanlış değildir… benle münakaşa ederseniz kazanırsınız. Okuduklarınız sizde bir değişiklik yaratmıyorsa tıklayın geçin lütfen.

… Simdi size baska dusuncelerinizi ve tanimlarinizi cok merak ettigim bi kac sorum olucak. Sadece sizin dusunceleriniz olsun ama. okan bey Birinci sorum ALDATILMAK gercekten deger veripte aldatilmak, sonra affetmek bu defada terkedilmek.. Bunlari yasayan bi insan nerden bakarsa daha az uzulur…ve evrene negatif yaklaşirsak onunda bize negatif durumlar yasatacagi dogru mu? Ve bu kadar her durumda nasil ofkenizi kontrol edebiliyosunuz.gercekten hayat size hep  cok iyi seyler mi sundu.? Yada siz kurdugunuz bu mutlu dunyanizda cok zor durumlarla basettinizmi. ? Demistinizki bi yazinizda kotu duygular olmicak demiyorum. Bu kabullendiginiz duygularla basetmek nasil bisey? Sorularim cok farkindayim ama dusuncelerinizi cok merak ediyorum…

Soruları tek tek alıyorum…

ALDATILMAK gercekten deger veripte aldatilmak, sonra affetmek bu defada terkedilmek.. Bunlari yasayan bi insan nerden bakarsa daha az uzulur…

Ne güzel bir de büyük harflerle yazmışsın “ALDATILMAK”… Yok böyle birşey…  “ALDATILMAK” bir kelime… Arkasında bakalım neler yatıyor… Bana kötü bir şey yapıldı…. Zavallı bir duruma düştüm… Beni üzdüler… üzmektende öte hatta… hayatımı mahvetti… Benim geleceğimle oynadı… Bu güne kadar yaşadığım beraberlik bir yalanmış…. Ben yalan bir ilişki yaşamışım meğerse… Bundan  sonra nasıl güvenirim ben kimseye… Ben buna layık bir insan değildim…Bir kere affetmeme rağmen gene aldatıldım…. Beni görenler beni aptal sanıyorlar… Ailem bile ilk affımı beğenmemişti… şimdi haklı çıktılar… mahvoldum ben…

Sıkıntı basmadımı? Beni bastı…. Bakın ne oldu… Bana birisi “Sadece seninle beraber olucam” dedi ve olmadı… Sonra geri geldi, sözünden döndüğü için özür diledi bende özürünü kabul ettim ve tekrar söz verdi ve sözünde tekrar durmadı… Olan bu… Bunun dışında söylenen herşey masal ve yalan…

Üzüntünün azlığı çoklüğu antremana bakar… Kendini uzun zaman “Tüm eksiksiz ve bütün” bilen bir insan VE “Anlam vermek dünyasında” antremanı çok olan bir insan VE geleceği yaratmaya sözü olan bir insan, en kısa zamanda basar ve ilerler… Ama hayatını masallarla gerçekleri birbirne karıştırıp yaşamış olan, kendisini tam-eksiksiz-ve-bütün görmeyen bir insan, takılır kalır… tamirata geçer… zaman içinde üzüntüyü halleder ama bu tamamlanmamış geçmişide geleceğine alır… Yani bundan sonra ki ilişkisinde ÇOK DİKKATLİ OLMAya söz verir ve olabilecek geleceği kısıtlar… Bu geçmişin gelecekte yaşaması oluyor… genelde hep böyle yapıp “Öğrendim” “Tecrübem var” deriz… Tecrübe var ama tazelik yok…

evrene negatif yaklaşirsak onunda bize negatif durumlar yasatacagi dogru mu?

Evrenin nasıl çalıştığını bilemem… umurumdada değil… tek bildiğim şey neye inanırsam… kanallarım ona açık… mutluluk görecem dersem görürüm… sevgi görücem dersem görürüm… AMA kötülük görücem dersem kötülük görürüm… Ortada “Meta Gerçek” yok… Herkesin dışında herkes için 2+2=4 gibi bir gerçek yok evrenin hakkında… Evren nasıl çalışıyor yada belli bir şekilde çalışıyormu çalışmıyormu bilmiyorum… Ben kendimin nasıl çalıştığını çok iyi biliyorum ama… Yukardaki soruyu soran bir insan “çalışan yöntemi” bulmaya çalışıyorki işler kolaylaşsın… Yok yöntem falan…. Şimdi ne yapıcaz??? Yarat kendi yöntemini derim…

her durumda nasil ofkenizi kontrol edebiliyosunuz.gercekten hayat size hep cok iyi seyler mi sundu.? Yada siz kurdugunuz bu mutlu dunyanizda cok zor durumlarla basettinizmi. ? Demistinizki bi yazinizda kotu duygular olmicak demiyorum. Bu kabullendiginiz duygularla basetmek nasil bisey?

Benim hayatımda neler oldu bitti önemli değil… Benim bu sitedeki düşünme şekline gelmem; bana zamanında “Çok zor” görünen ve bu gün teşekkür borçlu olduğum bir “hal”den ötürürü… Bir günde oturup burdaki felsefeyi dökemezdim…

Duygularla ilgili yazıları okuduğunu düşünüyorum Eda… Duygulardan yaşanmaz diyorum… hep.. Çünkü bazen kızgınsın bazen mutlu, bazen üzgün… hep duygularından hareket edersen ona göre hayatın olur… başına gelecekler var… Ben diyorum ki “Söz”ünüzden hareket edin… Ağzınızı verdiğiniz sözden açın… “Yapmalar”ınız verdiğiniz söze uysun. Duygularla uğraşmak hakkında çok yazı var sitede… Duygularınla şöyle bir antremanla başlıyabilirsin… Diyelimki çok kızgınsın. Bunun arkasında bir “MELİ MALI” yatıyor… “MELİ MALI”yı bul… Çok üzgünsün “MELİ MALI”yı bul… Çok şiddetli duyguların arkasında, genelde, bir “MELİ MALI” yatıyor. Eğer bir duygunun arkasında “MELİ MALI” varsa… Ve varsa hemen bulursun… Onunla uğraş… Niye böyle “OLMALI” veya “OLMAMALI?”

Bunu yukardaki “ALDATILMAK”a getirelim… Böyle bir insanın içinde nasıl bir “MELİ MALI” yaşıyor… İyi bir insana ömür boyu verilen bir sözden dönülmeMELİ… Bir insan verdiği sözde durMALI… Bir insan başka bir insanın kalbini kırmaMALI…. “Seni seviyorum” diyip, senle evlenen, üç çocuk yapan bir insan bir gün seni başkası için terk etmeMELİ…  gibi….. Niye böyle olMALI? Nasıl aldın böyle bir “MELİ MALI”yı hayatına?

Eğer “MELİ MALI”nla iyice tanışırsan ve onunla uğraşırsan… İki seçenekle kalırsın… Bir; bulduğun “MELİ MALI”yı hayatında “Bilerek” tutmak. İki; bulduğun “MELİ MALI”yı bırakmak… Eğer bilerek tutarsan “MELİ MALI”yı, hayatını tamiratla geçirirsin, kurbanı oynarsın, yaşarsın “MELI MALI”ın kaynak olduğu duygularla. Eğer bilerek bırakırsan “MELİ MALI”nı, geleceği açar ordan yaşarsın… Bilerek yaşanan bu iki durumdada güzellik var çünkü ikisindede sorumluluğunu eline almış insan var gelecek nasıl yaşanırsa yaşansın.

Eda teşekkür ediyorum soruların için… Konulara açık olduğun için ve kendinle uğraştığın için.

Tamiratlamı Uğraşıyorsunuz?

“Nice Mutlu yıllara diyerek başlamak istiyorum.Okan yazılarında ara sıra ”Yaratmaya sözü olan bir insanın dünyası, tamir etmekle uğraşan bir insandan çokdaha değişik. Bunun hakkında sonra yazıcam”.Bahsi geçen yazını okuduğumu hatırlamıyorum.Ben mi fark edemedim, yoksa hala sonraya mı bıraktın? Tamirat zor iş )) yenisi gibi olmuyor.Aynı konuyu sitedeki bazı arkadaşlarında merak ettiğini fark ettim.Aydınlatman dileğimle teşekkürler.Candan…

Ayakta Durup Yaşamak.

Okurlarımızdan Eda’yla aramızda şöyle bir yazışma oldu ve onun en son sorusuna cevap yazarken buraya bunu yeni bir yazı olarak koymayı uygun buldum. Gene aynı yerden başlıyorum…. Yazdıklarım doğru veya yanlış değildir sadece ve sadece bir bakış açısıdır isterseniz tutun istemezseniz atın… “Yok Okan bey bakın bu böyle değil…” deyip bana sebep gösterirseniz haklı çıkarsınız…

Ağzınızdaki Olta

Birinci şarlatandan bahsedicem biraz. Birinci şarlatan etrafta “ben haklıyım” diye gezmek. Mutsuzluğun Üç Şarlatanı başlıklı yazıdan kısaca koyuyorum buraya. En büyük şarlatan. Niye? İnsan oğlu haklı olmayı, sevgiye, mutluluğa, başka insanlarla yakınlığa, hayatta olabilecek her türlü güzelliğe tercih ediyor. Yani etrafta “ben haklıyım” diye gezmeyi ve öyle yaşayıp öyle ölmeyi, bir ilişkiyi düzeltmeye, bir olasalığı…

Orhan

Önce anlaşalım. Söyliyeceklerim sadece görüşlerimdir. Doğru veya yanlış değildir. İstersen tut, istersen at. Baktın sende bir değişiklik olmuyor başka bir yöntem bul yada yarat. Ben ne psikoloğum nede filozof. Anlattıklarım uzun seneler kendimle olan uğraşılarımın yarattığı şeylerdir. Anlattığım herşeyin bazında şunlar yatar: Kendimizin dışında hiç bir şey bizi mutlu yada mutsuz yapamaz. Duygular mutlulukla alakalı…

Korumalı: Serap

Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.

Korumalı: Sahra

Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.

Korumalı: Zeynep

Burada alıntı yok çünkü bu yazı korumalı.

Özlem

Önce anlaşalım. Söyliyeceklerim sadece görüşlerimdir. Doğru veya yanlış değildir. İstersen tut, istersen at. Baktın sende bir değişiklik olmuyor başka bir yöntem bul yada yarat. Ben ne psikoloğum nede filozof. Anlattıklarım uzun seneler kendimle olan uğraşılarımın yarattığı şeylerdir. Anlattığım herşeyin bazında şunlar yatar: Kendimizin dışında hiç bir şey bizi mutlu yada mutsuz yapamaz. Duygular mutlulukla alakalı…

Çağreli qız

Önce anlaşalım. Söyliyeceklerim sadece görüşlerimdir. Doğru veya yanlış değildir. İstersen tut, istersen at. Baktın sende bir değişiklik olmuyor başka bir yöntem bul yada yarat. Ben ne psikoloğum nede filozof. Anlattıklarım uzun seneler kendimle olan uğraşılarımın yarattığı şeylerdir. Anlattığım herşeyin bazında şunlar yatar: Kendimizin dışında hiç bir şey bizi mutlu yada mutsuz yapamaz. Duygular mutlulukla alakalı…

Hakan

Önce anlaşalım. Söyliyeceklerim sadece görüşlerimdir. Doğru veya yanlış değildir. İstersen tut, istersen at. Baktın sende bir değişiklik olmuyor başka bir yöntem bul yada yarat. Ben ne psikoloğum nede filozof. Anlattıklarım uzun seneler kendimle olan uğraşılarımın yarattığı şeylerdir. Anlattığım herşeyin bazında şunlar yatar: Kendimizin dışında hiç bir şey bizi mutlu yada mutsuz yapamaz. Duygular mutlulukla alakalı…

Aşktan Önemli Neler Var?

Okurumuz Zeynep şöyle yazmış: “okan bey merak ettim şimdi sizce aşk ne?yani aşk için acı çekmek saçma mı sizce cok cok daha önemli şeyler var diyosunuz nedir bu cok cok daha önemli şeyler bunlarıda yazarsanız daha iyi anlamış olcaz çünkü sitede ki yorumların bi çoğu aşk üzerine yani aşk için mutsuz olup acı cekenlerin feryatlarını…

Hangi Kurdu Besliyeceksiniz?

Mutsuzluğumuzun derinliklerinde, içimizde iki insanın yaşadığını görmemiz mümkün. Birisi mutsuz olan öbürüde “niye ben mutlu olamıyorum” diye soran. Bir kızılderili hikayesi takıldı gözüme geçenlerde. Hikaye şöyle: İhtiyar kızılderili torununa hayat hakkında ders veriyormuş.  “İçimde bir savaş var”diye başlamış ihtiyar… “İki kurt arasında çok kötü bir savaş… Kurtlardan birtanesi çok kötü, hep kızgın… kıskanç… üzgün… kaprisli……

Angli Sakson

Önce anlaşalım. Söyliyeceklerim sadece görüşlerimdir. Doğru veya yanlış değildir. İstersen tut, istersen at. Baktın sende bir değişiklik olmuyor başka bir yöntem bul yada yarat. Ben ne psikoloğum nede filozof. Anlattıklarım uzun seneler kendimle olan uğraşılarımın yarattığı şeylerdir. Anlattığım herşeyin bazında şunlar yatar: Kendimizin dışında hiç bir şey bizi mutlu yada mutsuz yapamaz. Duygular mutlulukla alakalı…

Yeşim

Önce anlaşalım. Söyliyeceklerim sadece görüşlerimdir. Doğru veya yanlış değildir. İstersen tut, istersen at. Baktın sende bir değişiklik olmuyor başka bir yöntem bul yada yarat. Ben ne psikoloğum nede filozof. Anlattıklarım uzun seneler kendimle olan uğraşılarımın yarattığı şeylerdir. Anlattığım herşeyin bazında şunlar yatar: Kendimizin dışında hiç bir şey bizi mutlu yada mutsuz yapamaz. Duygular mutlulukla alakalı…

Yaren

Önce anlaşalım. Söyliyeceklerim sadece görüşlerimdir. Doğru veya yanlış değildir. İstersen tut, istersen at. Baktın sende bir değişiklik olmuyor başka bir yöntem bul yada yarat. Ben ne psikoloğum nede filozof. Anlattıklarım uzun seneler kendimle olan uğraşılarımın yarattığı şeylerdir. Anlattığım herşeyin bazında şunlar yatar: Kendimizin dışında hiç bir şey bizi mutlu yada mutsuz yapamaz. Duygular mutlulukla alakalı…

Talebe Olmak?

Evet sitemizin bir hayli okuru var. Genelde konulara ilgileri olanlar yorum koyup benden fikirlerimi istiyorlar ve birkaç yorum ve yanıttan sonra düşüncelerini biryerlere getiriyorlar. Sitede her okurla olan ilişkim değişik konular altında yorumlardan oluşuyor ve bunu toparlamak istiyorum. İsteyen her okura burda talebe olma fırsatı veriyorum. Şöyle çalışıcak: İsteyen okur için özel bir sayfa açıcam…

Armut Elma Olunca

Yeşim ve Nurcan siteye şu soruları koymuşlar: okan bey yazılarınızı devamlı okuyorum kendimi tanımama kendimle uğraşmama sebeb oldunuz… Ama benim 14 yaşında bi kız kardeşim var fmf hastası annemizinde bi (ayağında protez var) ameliyat olmuş hala düzelemedi annem kız kardeşimle ilgilenemiyo tabi bu halde… kız kardeşim evde çok büyük sorunlar çıkarıyo farkında olmadan. Okula gitmiyo…

“Yes” “OK” …. EGO?

Mehmet siteye şöyle bir öneride bulumuş. Kibarca Teşekkürler. sevgili okan öncelikle şunu söyliyim çok iyi bir insansın va farklısın . neden farklı olduğunu daha sonraki yazılarımda açıcam . yanlız bir şey söylemek istiyorum affına sığınarak . lütfen sevgili okan yazılarında . ,,yes . ok ,,,bu tarz yazmazsan inanılmaz mutlu olurum emin ol bir çok insan…

Kuyunun Dibi.. Bencilliğin Zirvesi

Evet bu siteyi okuyupta bir türlü değişemeyenlere sesleniyorum. Şu tip şeyler söylüyorlar: “mrb okan bey. ben degişemiyorum sitenizi okuyorum ama gene aynıyım napıcam bilmiyorum. derya ya burda katılıyorum siteyi okuyun demeyin nolur bazen hiç bişey anlayamıyorum çooook mutsuzum çok hep aglıyorum nedenini bilemiyorum da? of of …” “neden insan her seyden subhe eder, neden herseyi…

Düşünüyormusunuz, Düşünülüyormusunuz?

“Hocam insanin ici sikiliyor. Bir gun karar aliyorsun onlari gormezden geleyim diye iki gun uyguluyorsun, ucuncu gun gene insanin cani sikiliyor. Baska bir yolu olmali insanin pozitifligini koruyabilmenin.. Sizin websayfanizin adresini kucuk kagitlara yazip onlara dagitmak bir alternatif mesela, oyle mi yapsak ki ” “Gel gelelim sürekliliği nasıl sağlayacağız? İnsan yalnızca bir süre geçmişe tutunmayıp,…

Kadermi? Şansmı?

Bu siteye ilk defa geliyorsanız, veya bundan evvel geldiyseniz ama öğlesine okuyorsanız yazıları, bu yazıda okuyacaklarınız size çok saçma gelecek ve anlamayıp geçeceksiniz. Siteye her gün gelenlerin yüzde sekseni, Google’a “mutlu olmak istiyorum” yazıp geliyor. Bu yazıyı okuyupta anlamazsanız ve bu siteden “ne saçmalıyor bu adam” deyip ayrılırsanız hayatınızın en büyük hatalarından birisini bilmeden yapmış…

Gözlemi Görüyoruz, Dillemi?

Alman filozof Martin Heidegger diyorki “Dil BENliğin evidir.” Bu adam 1976 senesinde öldü yani yeni denilebilecek bir filozof. Konuşmalarından birinde, Dil ile olan ilişkimizin çok yeni olduğunu ve dilin etrafımızı tarif etmekten çok daha önemli rolleri olduğunu söylüyor. Adam “Dil ile Görmek”ten bahsediyor. Bu sitede yaptığımız bu: “Dil ile Görmek.” Eğer bu siteye gelip okuyorsanız…

Radyonuzda Hangi Kanallar Var?

Şöyle bir yorum gelmiş: “…..mutluluk hakkında ki yazılarınız güzel.ama göreceli olan bir seyi tartısmak dogru mudur sizce.bütün yazdıkalrınız mutlu olmak üzerine .sanki içinde yasadıgımız ruh halinin hep mutluluk olması gerekiyormuş gibi.mutluluk sadece masal kitaplarında olur.dünyada hergün insanlar savaş aclık hastalık yüzünden ölürken mutlu olmak mümkün mü sizce.ben mutlulugu ancak maske takarak elde edbileciğimizi düsünüyorum.bombos bir…

Hiç Birşeyi Değiştiremiyeceksiniz

Siteye konulan bazı sorulara yanıt getireceğim bu yazıda. Çok teşekkür ediyorum beni daha detaylı ve anlaşılır yazmaya zorladığınız için. Siteye ilk defa geliyorsanız lütfen derslerden başlayın yoksa hiç anlamıyacaksınız bu yazıyı. Tekrar aynı yerden başlayalım. Yazdıklarım görüşlerimdir. Doğru veya yanlış değildir. Beğenirseniz tutun, beğenmezseniz atın. Buna birde şunu ekliyorum. Benle bu konularda münakaşa ederseniz kazanırsınız….

Mutlu Olmak İçin Neler Yapılır

Dersleri okumadan bu yazıyı okursanız anlamıyacaksınız. Lütfen dersleri okuyun önce. Evet siteye gelen sorulardan birtanesi şu: Peki mutluluk başlanacak yerse, nereden başlamalıyım? Burda bu soruya cevap vereceğim. Herşey insan oğlu için bu “Ben” dediğimiz şeyle başlıyor ve “Ben” lede bitiyor. Mutluluğunuzun başladığı ve bittiği yer bu “Ben” alanı. Alan derken “Ben” dediğiniz dünyadan bahsediyorum…. çünkü…

Seni seviyorum… buda yalan

Siteye gelen çoğu insan bu aşk konusunu mutlulukla karıştırıyor gibi. Bu yüzden bu yazıyı koyuyorum. Aşık olduğunuz bir insanın size aşık olması…. buda mutluluk değil. Ne aşklar başlıyor, ne aşklar bitiyor… Başlamadan önce şunu söyliyeyim: Burdaki yazıları birazda olsa okuduysanız, benim dünyamda kimsenin bana neyin nasıl olduğunu söylemesine izin vermediğimi anlamışsınızdır. Aşk ve sevgininde benim…

…meli, malıyla tanıştınızmı?

Bu portakal olmak konusuna biraz derinden girelim ve bakalım nesi var nesi yok. Yazıyı okuyan Sahte_okey şöyle yazmış: “bende bir portakalım ama boyle oldugum icin canımı yakıyorlar.herkese hakettigi gibi davranılmalı…ama ben yapamıyorum .kotu olmak cok isterdim.” Siteye ilk defa geliyorsanız altdaki yazıları okumandan bunu okuyun lütfen, yoksa anlamıyacaksınız bu yazıyı. “bende bir portakalım ama boyle…

Mutsuzluğun 3 Şarlatanı

Evet farkında bile değilsiniz ama bu 3 şarlatan mutluluğunuzu kilitlemiş vaziyette. Yani hayatınızın büyük bir kısmını bu 3 şarlatanla yaşıyorsunuz ama haberiniz bile yok. İşte üç şarlatan: “Ama ben haklıyım.” “Bakın şu halime.” “Ama ben böyleyim” demek. Hepsini teker teker çözeceğiz burda. Hayatınızın neresinde uzun süredir devam eden şikayetleriniz varsa, orda bu üç şarlatandan biri…

Ah o Duygular Yokmu o Duygular

“ey güzel yazar iyi güzel konuşuyorsun ben kendimle barıştım dünyaya kürt olarak atıldım belki halim daha kötü olabilirdi diyorum mutlu olmaya çalışıyorum sen bunu kendini benden üstün görenlere anlatabilirmisin peki ya deli gibi sevdiğim çocuğa anlatabilirmisin ben anlatamadım” Demet diyelim, yazmış bu sözleri. Hazırmıyız “ben kendimle barıştım dünyaya kürt olarak atıldım belki halim daha kötü…

Sev benide mutlu olayım.. Yok böyle bir şey

Mirkelamın şarkısında “Mutlu Olmak İstiyorum” diyen kimse o yalan söylüyor. Kendini kandırıyor. Bir girip bakalım şu sözlere. Tabi şarkının teması sevginin her hangi bir nedenden ötürü karşılık görmemesi. Vah vah …. Önce bir tümünü okuyalım; Güneşin Battığı Yerdeyim Mümkün Değil Sana Dönmem His Olmuyor Sen Olmadan Kovulmuşuz Bu Dünyadan Mutluluğu Ararken Hayatım Boyunca Geldigim Yer…

Hocam?

Nasrettin hoca bir gün nehrin kıyısında oturmuş saz elinde, aynı tele basıp duruyormuş. Merakla yanına gelenlerden birisi dayanamamış sormuş; ‘Hocam sabahtan beri hep aynı tele durmadan basıyosun, başka bir nota bilmiyormusun?’ Hoca, ‘ben aradığım notayı buldum’ demiş. Hala ariyormusunuz?

Hayatı iki kafayla yaşamak var

Bu sene Ocak ayında annem rahmetli oldu. Çok güzel bir hayatı oldu, dört çocuk yetiştirdi, güzel bir yuvası vardı, sevdikleri sevenleri boldu. Annemden bende kalanlar ve geride bıraktığı herkezde kalanlar sadece ve sadece düşünceler diyebiliriz. Şöyle açıklıyım. Ailemizin bütün fertlerinin hayatları devam ediyor. Herkez işine gidiyor, çalışıyor, yemek yiyor, televizyon seyrediyor, telefonda konuşuyor, arabanın tamiri…

Portakal olmak

Hatırlamıyorum bunu nerde okuduğumu ama nezaman birilerine anlatsam etkisini yüzlerinde görebiliyorum. Hikaye şöyle. Bir portakalı, kesip yersem, tadı portakal; ellerimle soyup yersem, tadı gene portakal. Portakalı duvara fırlatsam, dağılan parçaları yersem, tadı gene portakal. Masanın üstüne koyup, yumruklayıp parçalasam, tadı gene portakal. Yani portakal ona yapılana bedel değişik bir tat sunmuyor yiyene. Portakal, portakallığını değiştirmiyor….

Hep-hazırda dinleyiş

İnsan oğlunun dünyayı, etrafindaki cisimleri, insanları, olayları, kavramları, herşeyi ama herşeyi – Hep hazırda dinleyiş – şekilleri var. Birkaç örnekle başlıyalım; Bir subardaği masada duruyor, içinde su var. Diyelim su bardağını kaldırdım ve dibi birden açıldı ve su, bardağın açık altından döküldü. O anda ne yapıyorsam, birden bütün dikkatimi bardağa veriyorum, ve şaşırmış bir durumdayım….

Siz kimsiniz?

Bu yazıyı okumadan önce lütfen “Hep hazırda dinleyiş” yazısını okuyun İnsanın birde kendisini – Hep hazırda dinleyiş- şekilleri var, bunlarda geri planda çalışıp, beni ben yapıyor, hani “ben şöyleyim, böyleyim” diyoruzya işte onlarda kendimizi – Hep hazırda dinleyiş – imiz. Ben akıllyım, tembelim, çalışkanım, korkağım gibi… Peki bunlar nerden geldi, benim kendimi bu dinleyişlerim nasıl…

Anlam makinası

İnsan oğlu bir “Anlam Yaratma Makinası”. O nedemek o? Örnek veriyorum; Yaz tatilindeyim, bir sabah yan komşularım kahvaltı ediyorlar balkonda, fakat her sabah bana balkondan merhaba diye bağıran bu yakın arkadaşlarım bu sabah bana merhaba demiyorlar, hatta ben merhaba diye bağırdığımda bana dönüp bakmıyorlar bile. Allah allah diyorum, herhalde bir problem var, neyse diyor günüme…

Dili kullanmak

Düyaya atılmış halimiziın bir şeklide içine atıldığımız lisan, yani Turkiye’ye atıldığıma göre bu ülkede kullanılan dil; Türkçe.Tabi içine atıldığim dil benden evvel burdaydı, Türkçe benle doğmadı benden evvel vardı ve ben onun içine atıldım, hatta Türkçe’ye düştüm diyebilirim. İlk başlarda çok kolaydı dil, konuşmaya, ve dili öğrenmeye başladiğimda; su, at, top gibi masum ve saf…

Atılmış halimiz

Alman fılozoflardan birisi – dünyaya atılmış halimiz – den bahsediyor. Dünyaya atılmış halimiz – şöyle: Ben, Okan, dünyaya, 19 Mayıs 1958 gününde atıldım, Lahika ve Hakkı’nın çocuğu olarak atıldım, erkek olarak atıldım ve Türkçe diline, Türkiye’ye atıldım. Yani benim – dünyaya atılmış halim – benim karar vererek kendim için yarattığım bir hal değil, ben seçmedim…

Kartal Tavuk

Çiftcinin teki, birgün bir kartal yumurtası bulmuş, almış kümeste tavuk yumurtalılarının yanına koymus. Kartal tavuklarla beraber dünyaya gelip onlarla beraber büyümüş. Tavukların yaptıklarını yapmış; yerleri eşelemiş, böcekleri yemiş, tavuk gibi ötüp, tavuk gibi kanatlarını çırpmış. Aradan seneler geçmis, tavuk kartal ihtiyarlamış. Bir gün başka bir tavukla beraber göklere bakıyormuş, yükseklerde kanatlarını çırpmadan rüzgara yaslanarak kayan…

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes